Perşembe, Haziran 30, 2022

Orhun Yazıtları

Orhun Yazıtları dünden bugüne ayna tutan bir kadim kitabe. Türk Tarihinin anıt taşları. Ve bilinen En eski Türk Alfabesi


3 dakika


Orhun Yazıtları tarihin eski sayfalarından günümüze ışık tutan bir kadim kitabe. Türklerin bilinen en eski alfabesini kullanmışlar yazmak için. Bulunduğu coğrafyadan tüm dünyaya ses olmuş.

Bu kitabeler Türk tarihi için ne kadar önemliyse aslında dünya tarihi için de bir o kadar önemli. Araştırmacılar Türk kelimesine ilk kez Göktürk Kitabeleri’nde rastlamışlar. Çinliler tarih kitaplarında yüzyıllardır anlatmışlar. Ta ki Vilhelm Thomsen’in 15 Aralık 1893 tarihinde tüm dünyaya anlatana kadar biraz saklı kalmış. Ve şimdilerde büyük bir ilgi kaynağı bu yazıtlar.

Prof Dr Muharrem Ergin’in Orhun Abideleri kitabının önsözündeki şu cümlelerle başlamak gerek söze.

“Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin. İlk Türk tarihi. Taşlar üzerine yazılmış tarih.”

Orhun Yazıtları Hakkında:

Vikipedi uzun bir bölüm ayırmış bu kitabelere ve giriş bölümünde şöyle anlatmış.

“Orhun Yazıtları, Göktürk Yazıtları ya da Köktürk Yazıtları, Eski Türkçe (????∶??????) Türkler‘in bilinen ilk Alfabesi olan Orhun alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır.”

Bu yazıtlar sonsuza kadar ayakta kalsınlar umuduyla “Bengü Taşlar” ismini vermişler. Göktürkler Orhun Alfabesi ile yazmışlar bu kitabeleri. Yazıtlar hakkında çok eskilerden bilgiler bulunmasına rağmen 1889 yılında çıkmış ortaya bu tarihi eserler. 13. yüzyılda yaşamış Moğol tarihçi Alaaddin Ata Melik Cüveynî, Tarih-i Cihan-güşa adlı eserinde bu yazıtlardan bahsetmişti oysaki. Öncesinde ise Çinliler nasıl yapıldığını bile anlatmışlardı. Ama işte 1800’lü yılların sonlarına kadar karanlıkta kalmıştı. Sonrasında Ruslar tarafından bazı çalışmalar yapıldıysa da bir türlü gün ışığına çıkamadı.

Orhun Yazıtları gün ışığına çıkıyor sonunda.

Sonunda Rusya’ya giden bir Fin heyeti araştırmaları derinleştirdi. Araştırmalar sonucunda bu yazıtlar üzerindeki yazıları okumaya, çözmeye çalıştıkça Türk kelimesiyle karşılaştılar. Ve sonrasında bu dilin Göktürklere ait Orhun alfabesi olduğunu öğrendiler. Vasili Radlof’un başkanlığındaki heyette bulunan bir dilbilimci olan Vilhelm Thomsen’in bu yazıyı çözmesiyle nihayet gün ışığına çıktı bu kadim eserler. Sonunda 15 Aralık 1893’te Kopenhag Bilimler Akademisi’nin bir toplantısında Orhun ve Yenisey yazıtlarında kullanılan “runik” yazıyı çözümlediğini açıkladı.

Üç tane yazıt var.

Bu araştırmalar sonucunda üç yazıt çıkmış ortaya. Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk Yazıtları.

Kül Tigin Yazıtı

Bilge Kağan kardeşi II. Doğu Göktürk Kağanlığı’nın yöneticisi Kül Tigin’in ölümü üzerine MS 732’de Orhun Vadisine dikmiş bu kitabeyi. Bir kağanın abisinin hizmetlerinden dolayı minnetini yazdığı 3.75 metre yüksekliğinde bir dört yüzlü taştı bu. Batı yüzünü Çince fakat diğer yüzlerini ise Göktürkçe yazmışlar.

Devletin özelliklerini ve çevre komşu ülkelerle ilişkilerini anlatmışlar bu kitabede. Bu büyük eski taşın üzerindeki yazıları buradan okuyabilirsiniz.

Bilge Kağan Yazıtı

« Türk Oğuz Beyleri, işitin! Üstte gök çökmedikçe, altta yer denizi delinmedikçe, ilini töreni kim bozabilir?

Ey Türk ulusu! Kendine dön. Seni yükseltmiş Bilge Kağanı’na, özgür ve bağımsız ülkene karşı hata ettin, kötü duruma düşürdün.Ulusun adı, sanı yok olmasın diye, Türk ulusu için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Kardeşim Kül Tigin ve iki Şad ile ölesiye, bitesiye çalıştım… »

Yazıtta yer alan bu cümleler sonrasında başka metinlere de örnek oldu. Bu yazıtı Bilge Kağan’ın en küçük oğlu Tenri Kağan dikmiş. Yazıttaki çalışmaları yapan araştırmacılar 20 Eylül 735 tarihinde dikildiğini hesaplamışlar.

Kül Tigin anıtından biraz daha yüksek olan Bilge Kağan Yazıtı üzerindeki yazıları buradan okuyabilirsiniz.

Tonyukuk Yazıtı

Orhun Yazıtları içinde en eski olanı. Bazı kaynaklara göre 716 bazı kaynaklara göre ise 731 yılı verilmiş. Bu kitabeyi o dönem başkomutanlık ve vezirlik yapmış olan Tonyukuk kaleme almış kitabeyi. İki ulu taştan oluşan bu kitabeye ulaşmak isterseniz buradan okuyabilirsiniz.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Orhun Yazıtları

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar çok kitap okuduğunu hepimiz biliyoruz. Daha önce de Atatürk Köşemizde yazmıştık; Atatürk ve Kitap Sevgisi. Ve yine hepimiz biliyoruz ki okuduğu kitaplara kendi el yazısı ile notlar alırdı o büyük lider.

Orhun Anıtları’na dair okuduğu Vilhelm Thomsen’in (Inscriptions de l’Orkhon) isimli kitapta da yine bir çok notlar almıştı. Bazı cümlelerin altını kırmızı ve mavi kalemle çizmiş, bazı kelimeleri tercüme etmiş, bazılarının yanınaysa soru işareti koymuştu.  

”Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini, töreni kim bozabilir” satırlarının yanına, ”Büyük Nutuk, işte bu cümleyi anlatmaktadır” diye not almıştı.

Okuduğu bu kitaplar, derin araştırmaları sonucunda Türk Tarih Kurumu‘nu kurmuştu. Çünkü tarihimiz sadece Batılı kalemlerin yazdığınca biliniyordu. Bizim tarihimiz Osmanlıcılıktan ibaret değildi. Oysaki bizim tarihimizin çok daha eskiye dayandığını biliyordu Ulu Önderimiz. Kadim Türk tarihini araştırmak ve yeniden yazmak bizim görevimizdi. Hala da öyle.

Son söz:

Tarihimizi bilmezsek, öğrenmezsek geleceğimize ışık tutamayacağımızı biliyoruz. O yüzden de mutlaka okumalı, öğrenmeliyiz. İşte bu kitabeler de tarihimize ışık tutan en eski eserler. O halde biraz daha değer vermeliyiz. Okullarımızda öğretmeliyiz. Çocuklarımıza anlatmalıyız.

Atatürk’ün bize vasiyetlerinden biri de Türk Tarih Kurumu ile birlikte tarihimizi araştırmak, kadim tarihimizi gözler önüne sermektir.

Sonuç olarak ve yeniden “Ne mutlu Türk’üm diyene!” diyoruz.

Ziyaret etmek için;

Orhun Yazıtları Moğolistan’ın Orhun Vadisinde. Moğolistan’ın başkenti olan Ulan Batur’a yaklaşık 6 saat uzaklıkta. Ulan Batur’dan otobüsler kalkıyor bu bölgeye. Belki bir yurtdışı seyahatinizi tarihimizin en eski kaynaklarına doğru yaparsınız. (Harita)

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1928 Orhan Boran (94)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

İndirim!

Bu Hafta Popüler

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"

Ciltleme, Cilt Sanatı

Cilt sanatı, ya da daha alışık olduğumuz tabiriyle ciltleme.... Zaanat kelimesinden daha öteye sanat kelimesine daha da çok yakışan miras.

ilyada destanı; Bir Aldatma Hikayesi

İlyada Destanı M.Ö. 8. yüzyılda Yunanca yazılmış ilk batı edebiyatı metnidir. Homeros'un anlatıcısı olduğu bilinen destanı "hatırlı'yorum"
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

ilyada destanı; Bir Aldatma Hikayesi

İlyada Destanı M.Ö. 8. yüzyılda Yunanca yazılmış ilk batı edebiyatı metnidir. Homeros'un anlatıcısı olduğu bilinen destanı "hatırlı'yorum"

Potin Satarım

Potin satarım, güzel Cumhuriyet kadını Adile'nin öyküsü. Avukat Adile Hanım'ın. Takılı kaldığı geçmişindeki çocuk Adile'nin desek daha mı doğru? Sizleri çok eskilere, çocukluğunuza götürecek bu hikayede belki de eksik parça sizdedir. Kim bilir?

Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

"Üzüm üzüme baka baka kararır ya da kararmaz" olurdu münazara derslerinde örneğin konu. Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

Savaşma! Seviş

Savaşma!. Keşke çıkarlar bu kadar önemli olmasaydı. Sonuçların tüm zararını tahmin etmek çok zor. Peki tarihin gidişatını değiştiren savaşlar?