Başka Bir Paris’e Açılan Kapılar

Paris’in sokaklarında yürürken çoğu zaman fark etmeden yanından geçtiğiniz kapılar vardır. Dar, sıradan, hatta biraz silik girişlere açılan kapılar…

Eğer şanslıysanız, o kapıdan birinden içeri adım attığınızda siz de sürprizlerle dolu bir dünyaya girersiniz.

Gürültü azalır. Işık yumuşar. Zaman yavaşlar.

Cam tavanların altındaki pasajlar, Paris’in keşfedilmeyi bekleyen en zarif sırlarındandır.

Modern Şehrin İlk Adımları

19. yüzyılın başlarında ortaya çıkan ''passage'' (pasaj) denilen bu kapalı geçitler, aslında modern şehir yaşamının ilk örneklerinden biri.

O dönemde Paris’in sokakları kalabalık, düzensiz ve çoğu zaman çamurluydu. Pasajlar ise Parislilere temiz, aydınlık ve güvenli bir alternatif sundu.

Üstelik sadece geçmek için değil; vakit geçirmek, dolaşmak, bakmak ve görünmek için de …

Aynı dönemde Osmanlı da Fransa’yı yakından takip ediyordu. Bu etkileşimin izlerini İstanbul’da, özellikle Beyoğlu pasajlarında görmek mümkün.

Zamanda Yolculuk: Paris’in En Güzel Pasajları

Bugün hâlâ ayakta olan bu pasajlar, geçmişin ruhunu taşımaya devam ediyor. Bunların en dikkat çeken birkaçına şimdi beraberce bakalım:

Galerie Vivienne

1826 yılında açılan Galerie Vivienne, tartışmasız Paris’in en zarif pasajlarından biri.
Mozaik zeminleri ve cam tavanı büyüleyici bir atmosfer yaratır.

Kitapçılar, sanat dükkânları ve butiklerin arasında dolaşırken, kendinizi başka bir yüzyılda bulmanız çok doğal.

Bir Noel zamanı burada, pasajın merdivenlerinden inince sağdaki hediyelikçinin önünde duran sopranonun söylediği ilahileri dinlemiştim. Soğuktan titreyen ellerine rağmen sanatını icra edişi, kalbimde ince bir sızı bıraktı.
Ve düşündürdü: Dünyada karşılığını bulamayan ne çok yetenek var…

Passage des Panoramas

Paris’in en eski pasajı.
Bir zamanlar panoramik resimlerin sergilendiği bu geçit, bugün koleksiyonerlerin ve meraklıların buluşma noktası.

Gravürler, pul dükkânları ve küçük restoranlar…
Burada dolaşırken, buranın biraz “meraklı ruhlara” ait olduğunu hissediyorsunuz.

Passage Jouffroy

Passage Jouffroy, içinde ünlü balmumu müzesi Musée Grévin’i barındırır.
Oyuncakçılar, eski kitapçılar ve sürpriz köşelerle dolu bu pasaj, adeta bir zaman kapsülü.

Buradaki Hotel Chopin ise ayrı bir merak konusu:
Tarihin içinden fırlamış gibi görünen bir yerde konaklamak nasıl olurdu?

Passage du Grand-Cerf

“Büyük Geyik Pasajı” anlamına gelen bu geçitte, zanaatkârlar ve tasarımcılar yaşıyor. Pasajın içinde geyik başları asılı.
Atölyeler, küçük dükkânlar, kuaförler, hatta bir yüncü bile var.

Burası yaşayan bir pasaj.

Galerie Colbert

Daha sessiz, daha içe dönük bir durak: Galerie Colbert.

Kubbesinin altındaki Eurydice heykeli, mekâna neredeyse törensel bir dinginlik verir.
Burada mağazalar yoktur. Pasaj; sanat ve kültür kurumlarına (Institut National d’Histoire de l’Art – Ulusal Sanat Tarihi Enstitüsü ve Institut National du Patrimoine – Ulusal Kültür Varlıkları Enstitüsü’ne ) ev sahipliği yapar.

Kalabalıktan uzak, bilenin geldiği bir yer.

Şehrin İçindeki Gizli Duraklar

Paris’te 20’nin üzerinde pasaj bulunuyor.
Anlattıklarım dışında en gezilesi olanlardan bazıları:

  • Passage Verdeau
  • Passage Choiseul
  • Galerie Véro-Dodat

Ama benim için en özeli…

Bir Anının Tadında: Cour du Commerce Saint-André

En sevdiğimi sona sakladım.

Eşimle birlikte ilk Paris seyahatimizde, bu pasajın girişindeki restoranda ördek confit yemiştik.
Le Relais de L’Odéon…

Tadı hâlâ aklımda.

Paris’te iyi yemek bulmak zor değil.
Ama o yemek, bir anıyla birleştiğinde tadı çok daha özel bir anlama dönüşüyor.

Bu pasajın tavanı cam değil, üstü açık.
Ve burada dünyanın en eski ikinci cafesi bulunuyor: Le Procope (1686).

Dünyanın ilk cafesi ise Venedik’te, San Marco Meydanı’ndaki Florian.

Zamanın Yavaşladığı Yerler

Paris’in pasajlarını özel kılan sadece mimarileri değil.

Bu geçitler, şehrin içinde verilmiş küçük molalar gibi.

Dışarıda hayat akarken, içeride zaman esner.
Adımlar yavaşlar.
Bakışlar detaylara takılır.

Bir vitrine bakarken, belki de 200 yıl önce bakılan aynı vitrine bakıyor olmak…
İnsanı tuhaf bir şekilde özel hissettirir.

Anlamak

Belki de bu yüzden bu pasajlar hâlâ büyüleyici.

Güzellikleri sadece gösterişlerinde değil; detaylarda saklı.
Ve o detaylara yaklaştıkça, şehri daha derinden tanımaya başlıyorsunuz.

Şehri tanıdıkça insanı anlıyor,
insanı anladıkça da kendinizi…

 

Farkındalık ve sevgiyle kalın

 

Paris’in pasajlarını detaylarıyla anlatan güzel bir web adresi:

Paris Discovery Guide