Sirius Yıldızı

Sirius yıldızı bugünlerde sosyal medyada en çok duyduğumuz, gördüğümüz konu... Mitolojiden astrolojiye en parlak gök cismini konuk ediyoruz.

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ Tüm Haberleri
Sirius Yıldızı
Sirius Yıldızı
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Sirius yıldızı bugünlerde sosyal medyada en çok duyduğumuz, gördüğümüz konu… Mitolojiden astrolojiye en parlak gök cismini konuk ediyoruz.


5 dakika

Sirius yıldızı bu aralar baktığımız her yerde. Sosyal medyada astrologlar hep ondan bahsediyor. Sadece onlar mı? Mitolojide de çok önemli yer tutuyor, çünkü en parlak gök cismi!

Tabii ki ben ne astronomi eğitimi aldım ne de astroloğum. Ama bu konulara meraklı bir okuyucu olarak okuyup derlediklerimi sizlerle de paylaşacağım.

Ve işte şimdi biraz tarih, biraz mitoloji ve biraz da astroloji ile karşımızda. Önce biraz kitabi bilgi verip, ardından masallardan ören yerlerine biraz gezelim beraberce. En sonunda astrolojik etkisine de yer vereceğim.

Sirius Yıldızı

O gökyüzünün en parlak yıldızı. Büyük Köpek Takımyıldızının en önemlisi. Orion Takımyıldızının hemen yanı başında. Aslında tek bir yıldız değil o. İkili bir yıldız sisteminin yaşayanı, büyük olanı. Alpha Sirius ya da Sirius A olarak isimlendirmişler, diğeri de beta. Beta olan aslında bir cüce yıldız. Yani ömrünü tamamlamış ve ölmüş, birbirlerinin yörüngesinde dönüp duruyorlar milyonlarca yıldır. Düşünün ki yaşları 250 milyon yıl! Hakkındaki her şeyi buradan öğrenebilirsiniz.

Güneşten yaklaşık iki kat büyük. Bu yüzden de güneşten 25 kat daha fazla enerjiye sahip. Anladığımız üzere aslında o da Güneş Sistemi gibi bir sistemin en önemli yıldızıdır. Ve evet bizim yaşadığımız sisteme en yakın sistemdir. Güneşe olan uzaklığı 8.47 ışık yılıdır. Bunun içindir ki onu gökyüzündeki en parlak yıldız olarak görüyoruz.

Evet Güneş’ten çok daha büyük, çok daha parlak. Ama… Güneş’ten çok daha genç. Güneş’in yaşının 5 milyar olduğunu düşünürsek, henüz çok daha genç. Evet çevresinde bizim gibi dünyalar var yani gezegenler. Ama bu gezegenler de henüz o çok genç yıldız sisteminin etkisi altında. Yani volkanik patlamalar, göktaşı yağmurları altında aslında henüz bir gezegen formundan çok uzaktalar. Demek istediğim şu ki üzerinde bir canlı yaşaması pek de mümkün değil. Bunu ben söylemiyorum tabii ki biliminsanları söylüyor.

Bu arada Türkler Akyıldız diyorlar ona çok eski yıllardan beri. Fakat Şi’ra ismiyle de biliniyor. Aynı zamanda renk değiştirmesi nedeniyle Gökkuşağı Yıldızı olarak da isimlendiriliyor.

Bırakalım biliminsanları yıldızı, etrafındaki gezegenleri araştıradursunlar biz biraz da mitolojideki yerine bakalım.

Biraz Mitoloji, Biraz Tarih ve Çokça Ritüel

1718 yılında Edmond Halley keşfetti onu. Ve esas çalışmalar 1800’lü yıllarda başladı. Amma velakin bundan yüzyıllar hatta binyıllar öncesinde bile insanlar onu tanıyordu ve hatta ona tapıyordu. Çinliler, Hintliler, Eski Türkler ve hatta kayıp kıta Atlantis ve Mu’da bile önemli olduğu biliniyor.

Önce yıldızın yaradılış efsanesi

Efsanemiz Hindistan’tan.

4 kardeş vardı. Büyük abi bir savaşçıydı, ikincisi büyük bir şair, üçüncüsü ise bir aşıktır. En küçüklerinin ise köpeği vardır. Ve bu dört kardeş cennetin kapısını aramaya çıkar. Fakat abilerden büyüğü bir savaş meydanında, şair olansa bir düğünde can verir. Üçüncü abi ise bir prensesin kollarında son nefesini verir. Sadece en küçük kardeş köpeği ile birlikte kavuşur cennetin kapısına. Fakat köpekle birlikte cennete kabul edilmez. O da köpeği olmadan geçmez kapıdan. “Bu köpek neden bu kadar önemli?” diye sorduklarında diğer kardeşlerin kendi amaçlarına döndüklerini fakat köpeğin onu ve yolunu asla bırakmadığını söyler. Ve böylece o köpeği bir takımyıldızına dönüştürürler. Ve en parlak olan da Sirius adını alır, yani takımın kalbini.

Eski medeniyetlere bakalım.

Horus’un gözü ve Antik Mısır

Antik Mısır’da dahi Sirius’u tanıyorlardı, günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce. Hatta din sistemlerinin temeline onu koymuşlardı. İsmi bile yine aynı dönemlerdeki Antik Yunanca’dan parlayan manasında. Mısır’da bereketin tanrıçası Sopdet ile ilişkilendirmişlerdi bu yıldızı. Çünkü gökyüzünde en parlak olarak gördükleri dönemlerde, Nil Nehri üzerinde taşkınlar oluyordu ama bu taşkınlar berekete sebep oluyordu. İşte tam da bu yüzden onlar için yıldızımız çok büyük önem taşıyordu. Adına festivaller düzenliyorlardı o yıllarda. Ölüler Sirius gökyüzünde olmadığı zaman gömülmezdi ve zaten ölülerin tanrısı Anubis de köpek başlıydı.

Ayrıca yine Antik Mısır’daki diğer bir inanışa göre de İsis ve Osiris birlikteliğinden doğan Horus tüm gücünü parlak yıldızdan alıyordu. Horus’un gözü her şeyi gören, bilen olarak sembolize edilir. Gözün etrafındaki ışıklar da yıldızımızı betimler.

Göbekli Tepe’den bahsetmeden tarih anlatılamaz.

Daha da eskiye gidersek 11.000 yıl öncesine dayanan Göbeklitepe‘nin de bu yıldıza tapınmak için inşa edildiği de söyleniyor. Her Yönü İle Göbekli Tepe kitabı üzerine Sevgili İlknur’un Kenan Yelken ile yaptığı söyleşiyi de mutlaka okuyun. Daha fazla bilgi edinmek isterseniz de Kenan Yelken’in imzalı kitapları ve seminerleri de Buluşuyorum köşemizde.

Ve Afrika’da yaşayan Dogon kabilesinde görüyoruz yıldızımızı.

Mali Cumhuriyeti’nde yaşayan kabile astronomide o kadar ilerlemişler ki hiç bir ekipmanları ve teknolojileri olmamasına rağmen; mesela dünyanın yuvarlak olduğunu da söylemişler, Sirius’un aslında iki yıldızdan oluştuğunu da.

Onlar insanlığın varoluşunu Sirius’a bağlarlar. Nommo ismini verdikleri hem karada hem de denizde yaşayabilen uzaylılar dünyaya gelmişler ve dünyayı onlar geliştirmişlerdi. Ve sonunda o yaratıcının yeniden geleceğine de inanırlar. Bu görüşü gelecek nesle aktarmak için kaleme aldıkları kitabelerden hala beklediklerini anlıyoruz. Bildikleri tüm astronomi bilgilerine de yıldızımızdan gelen atalarının anlatılarına dayandırırlar. Hatta eski yazıtlarından birinde de şöyle yazar.

“Gökte bir yıldız belirecek ve bu Nommo’nun yeniden dirilişinin işareti olacak.”

Bildikleri hala gizemini koruyor ve biliminsanlarının dikkatini çekmeye devam ediyor.

Şamanik Türklerdeki Asena !

Bir çok farklı medeniyet köpeğe benzetip Köpek Takımyıldızı dese de eski Türklerde ve Çinlilerde kurda benzetmişler yıldızın şeklini. Hatta bizim efsanelerimize konu olan kurt da buradan gelmiş. Orion Takımyıldızı okunu atmak üzere olan bir avcıya benzer ve hemen yanında da ona koruyuculuk yapan kurdu vardır. Kurdun tam kalbinde de Sirius. Eski Türklerin inanışına göre Orion göklerin bekçisi ve yanındaki köpek de Oğuz Kağan’ın kurdunu betimliyordu.

Öyle ki bu bozkurt ve hemen üzerindeki yıldız ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1927 yılında basılan ilk kağıt paralarının üzerinde yer alacaktı.

İslamiyet’te

Tarihte biraz daha ilerlersek Kuran-ı Kerim’de de rastlıyoruz ona. Necm yani yıldız suresi 49. ayetinde şöyle diyor; “Doğrusu Şi’ra yıldızının Rabbi de o’dur.”

Bunun sebebi Araplar henüz İslamiyet’le tanışmadan çok önce çok tanrılı dine mensuptu. Şi’ra da onların tapındığı putlardan biriydi. Tam da bunun için geçmişti Kuran’da. Ve sure içinde geçen ayetlerin sayıları da yıldızın hareketlerine denk gelmiş olması da ilgi çekicidir.

Masonlukta da var.

Horus’un gözüne benzer göz onlarda da vardır. Ve tam Sümerlere dayandırdıkları bir inanışları var. Ohannes dedikleri yarı balık yarı insan varlıkların Sirius’tan geldiklerine inanırlar.

Ve Masonik insanların yarattığı masallar, filmlerde de dikkatli bakarsak bu etkiyi görebiliyormuşuz. Harry Potter’da Truman Show’da da… Belki de bir de bu gözle yeniden izlemek lazım. Hatta Pinokyo’nun bile Sirius’tan gelen mavi bir perinin yıldız şeklindeki asasının değmesi sonucu tahta bir kukladan insana dönüştüğü… Kim bilir belki de…

Bazı Kavuşmalar Çok Önemli.

Astrolojiye pek meraklı değildim eskiden. Ama zaman geçtikçe, yaşlar eskidikçe bir taraftan dinginleşmeye çalışırken bir taraftan da gelecekle ilgili endişeler sarıyor sanırım insanı. Son zamanlarda herkes kadar biraz ben de yıldızlara bakıyorum artık. Kim hangi burç, hangi gök cismi hangi burçta, hangisi kimi yönetiyor…. Yani astroloji aslında gazetelerin köşelerindeki bir kaç cümlelik burç yorumlarından ibaret değil.

Ve tabii ki Sirius yıldızı da bir başka gök cismi ile karşılaştığında etkileniyormuşuz. Aslında tabii ki karşılaşma değil adı kavuşma.

Ay ve Sirius Yıldızı Kavuşumu

Ay ve parlak yıldız her ayın belli günlerinde kavuşuyorlar. Genellikle ayın sonlarına denk geliyor bu kavuşum. Dileklerinizi dileyin, bol bol iyilik yapın diyor bu konuda eğitim almış insanlar.

Güneş ve Sirius Kavuşumu

Bizim bu yazıyı yazmamızın sebebi aslında bu kavuşma. Yılda bir kez görülüyor bu gökyüzü olayı. Ve genellikle her yıl 3-7 Temmuz tarihlerine denk gelir bu kavuşum. Ama tam kavuşum genellikle 6 Temmuz saat 16:00 civarında. Sirius astroloji ile ilgilinen insanlara göre rehber hatta kaderin rehberi anlamına geliyor.

Sirius kaynaklarda güneşin de güneşi olarak geçiyor. Dolayısıyla neredeyse tüm inanışlarda çok önemli. Ve uzaklığımızın 8,5 ışık yılı olduğu için de bugünlerde yaptığımız bir şeyin 8-8,5 yıl sonra sonuç verdiğine inanan sayısı da hiç az değil. Yani bugünlerde toprağa ne ekerseniz onu alacaksınız. Siz siz olun iyi bir şey yapın, bakın 8 yıl sonra karşılaşmak da var.

Diğer bazı kaynaklarda bu parlak yıldızın zenginlik, güç, başarı ve şans getirdiği yazıyor. Güneş de yol gösterici olduğuna göre bu iki yıldız kavuştuğunda bence de iyi bir şeyler olacaktır. Kaçırmamakta fayda var.

Gelelim yapacaklarımıza…

Astrologlar bugüne “Kaderin Yazıldığı Gün” diyorlar. Kaderin yazılacağı ve o yılın nasıl geçeceğini belirleyen ve hatta 8,5 yıl sonrasına etki edebilen bir kavuşum bu. Ne yapacağımıza dikkat etmek gerek.

Öncelikle meditasyon. Kendimizle kalıp, kendimizi dinlediğimiz, belki de kendimizle yüzleştiğimiz meditasyonlar yapabiliriz. Meditasyonlar yaparken tütsüler, mumlar çok işe yarar.

İsteklerimizi, hayallerimizi düşünebiliriz bol bol. Bunlar için isterseniz ritüellerinizi yapabilirsiniz. İsterseniz de bol bol dualarınızı edin.

Sosyal medyada onlarca insan var bu konuda bu günlerde çalışma yapan. Kendinize seçin birini ve onlara katılın. Ama ne olursunuz abartmayın! Yani bu “kaderin yazıldığı gün” lafına pek de kanmayın.

Ve tabii ki alma verme dengesi çok önemli. Dua ederken, dilek dilerken yani bir şey isterken siz de karşılığını vermelisiniz. Sokak hayvanları için kapınızın önüne bir kap su, bir kap mama koyarak yapabilirsiniz bunu. Ya da kapınızın önünde oynayan çocuklara pazardan alıp yıkadığınız bir torba kirazı verebilirsiniz. Bir ağaç dikebilirsiniz, deniz kenarındaki plastik çöpleri toplayabilirsiniz. Yani doğayı, hayvanları, insanları gülümsetecek bir şey yapmalısınız.

Ve yazımızın sonuna geldik…

Bazıları evrenin yaradılışı desin, bazıları ölümden sonra gidilecek cennet desin. Biliminsanları çok fazla ısıya sahip olduğu için hızlıca sönecek bir yıldız sadece desin. Bazıları uzaylıların oradan geldiğine inansın, bazılarıysa gülsün bu inanca. Eski inanışlarda, dinlerde geçsin isterse.

Bizim için farketmez. Bizim için önemli olan gökyüzünde süzülüp duran, renk değiştirirken bize göz kırpan bu güzel yıldız ve biz dünyalıların enerjisini aldığı güneşin kavuşması önemli. Neden? Çünkü Sirius Yıldızı ve Güneş kavuşunca iyi niyetlerimizi sunmak için ve hatta bir nebze de olsa iyilik yapmak fırsatı sunduğu için bence önemli.

Sözün özü iyilik bulmak, iyi yaşamak için mutlaka ve sadece iyilik yapın, iyi bir insan olun.

#sirius #siriusgüneşkavuşumu #siriusgüneş #tarihtesirius

06 Tem 2022 - 11:30 - ÖğreniYorum

Mahreç  Figen Demirtaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.