Edebiyat yapalım mı biraz? Galat-ı meşhurlar…

Edebiyat yapalım mı biraz? Galat-ı meşhurlar…

Galat-ı meşhur neymiş bakalım. Madem kelimelerle işimiz, madem kelimelerin etkisi altındayız; o zaman doğruları öğrenelim.

Bugün galat-ı meşhur günü. Çok kullandığımız ama yanlış kullandığımız kelimeler, deyimleri düzeltelim  hep birlikte. Tabii bu konunun kompetanı yani bilirkişisi değilim ben ama araştırıp doğrularını bulmaya hevesim var. Çünkü işim kelimelerle ve doğrusunu yazmalıyım. Biraz edebiyat yapalım bugün.

 

 

 

Peki nereden çıktı bu galat-meşhur ?

BİRİKİYORUM için yazmaya başlamadan çok önce benim kelimelere merakım. Kelimelerin kökenleri, doğdukları yerler, türetme ve anlamları üzerinde kafa yorma… Şimdi yazıyorum ve yazdıklarımızı sosyal medya üzerinde paylaşıyorum. Ve instagram üzerinden bana ulaşan bir öğretmen arkadaşımız beni yaptığım yazım hatalarıyla ilgili uyardı.

“Bağlaç olan yani ayrı yazılan -de,-da eki sertleşmez” 

Şenol hocam etimoloji konusunda eğitim almış, kendisine “kelime mühendisi” diyor ve ben dedim ki; “hadi gelin yazın bunları“. Kabul etmedi ama konuşmamızdaki bazı notlardan yola çıkarak bu yanlışları sizlerle de paylaşmak istedim ve çıktım yola… Ve ilk konu galat-ı meşhur.

 

İlk konu galat-ı meşhurlar..

Benim aklıma galat denilince o güzel kule geliyor önce. Galata Kulesi. Ben bu kule hakkındaki bilgiyi buraya bırakıyorum ama tabii ki konumuzun bu kuleyle ilgisi hiç yok. Edebiyat konuşacaksak “galat-ı meşhur” konusu oldukça ilgi çekici bence. Dilimizdeki ünlü yanlışlar olarak anlatabilirmişiz bu tabiri.

“Galat-ı meşhurları kategorize etmek gerekirse en çok karşılaştığımız örnekler,

geldiği dilde çoğul anlam taşırken dilimizde tekil olarak değerlendirilen ve öyle kullanılan sözcüklerdir.”

 

Örneğin; “evlat” sözcüğü Arapçada “velet” yani “çocuk” sözcüğünün çoğuludur. Yani evlat eşittir çocuklar demektir. Fakat dilimizde evlat sözcüğü tekil olarak düşünülmüş ve çoğul kullanmak
gerektiğinde “–ler/-lar” eklerinden biri getirilerek aslında iki defa çoğullaştırılmıştır. (çocuklar-lar gibi).

Yine buna benzer şekilde “evrak” sözcüğü “varak” yani “yaprak, kağıt, sayfa” kelimesinin çoğuludur. Haliyle “evraklar” kullanımı da “sayfalarlar” gibi bir kullanıma karşılık gelir.

“Enkaz” yine Arapça bir kök olan “nukz” (yıkıntı, kalıntı)dan gelir ve “yıkıntılar” anlamındadır. “Enkazlar” yanlış bir kullanımdır yani
“Erzak” kelimesi de “rızk” (yiyecek, içecek)’ tan gelir ki “rızıklar” anlamındadır. Alın size bir hata daha.

 

“Çoğul anlamlı sözcükler dışında bir diğer örnek de Farsçadan giren sözcüklerde görülmektedir.

Farsçada karşımıza çıkan “-dan” eki bizdeki “-lık/-lik” ekine karşılık gelmektedir.”

 

Örnek vermek gerekirse “şamdan” sözcüğü Farsçada “şam” yani “mum” ve “-dan” yani “-lık” ekinin birleşiminden “mumluk” anlamına gelmektedir. İşte bu noktada bizim kullandığımız “çaydanlık” sözcüğü bir galat-ı meşhur oluyormuş. Çünkü zaten Farsça’da “çay-dan” yani “çaylık” olarak kullanılmaktadır. Biz bu sözcüğü “çaydanlık” şeklinde kullanarak aslında “çay-lık-lık” şeklinde kullanmış oluyoruz.

Yine dilimize Farsçadan giren “serbest” sözcüğü ilginç bir dönüşüme uğrayarak tam tersi anlamıyla kullanılmıştır. Farsçada “ser” baş, “best” ise bağlı anlamından hareketle “başı bağlı” demektir. Biz ise bu sözcüğü tam tersi anlamıyla “özgür” anlamında kullanmaktayız. Aslına bakılırsa geldiği dile göre doğrusunu kullanmak gerekirse “serbest” yerine “serazad” dememiz gerekiyormuş ama pek de tanıdık değil.

 

Aslına bakarsanız;

Ben Türkçe kullanmak, Türkçe yazmak istiyorum. Ama yıllar içinde diller arasında akrabalık, savaş, göçler, dinler aracılığıyla öyle çok geçişler olmuş ki artık dilleri saf haline getirmek pek mümkün değil. Elimizden geldiğince anlaşılır şekilde gene Türkçe kullanmalıyız bana göre. Her açıdan o kadar zengin topraklar üzerinde yaşıyoruz ki… Kültürel zenginliklerimizin biri de edebiyat. O yüzden ben dilimizi olduğunca kabullenmek konusunda savaşı bıraktım. Madem bıraktım o zaman doğru kullanımlarını da öğrenelim. Ve bu hataları bulmak aynı zamanda çok eğlenceli bir pazar sohbeti konusu olabilir. Sonraki pazar sohbetlerimizde yine bazen edebiyat yapacağım sizlerle.

Siz de kullandığınız kelimeleri düşünün, heceleyin. Nerede, ne hikayelerle doğduğunu hayal etmeye çalışın. Ve en önemlisi bize mutlaka bulduklarınızı yazın.

Mutlu pazarlar dileklerimle…

 

 

İlgili Yazılar

İlgili

Facebook Yorumları

Yazar hakkında

Figen DEMİRTAŞ

Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest

Share This