Cumartesi, Temmuz 2, 2022

Gaziler Günü…

Gaziler Günü’nün 99. Yılı


8 dakika


Sakarya Meydan Muhaberesi’nin kazanılmasından sonra, 19 Eylül 1921 tarihinde, TBMM’since Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK’e, “MAREŞAL” rütbesi ile “GAZİ” ünvanı verilmiştir. 19 Eylül, “GAZİLER GÜNÜ” olarak kutlanmaktadır.

Gazi Dedem

1955’den 1956’ya girerken, yıl başı gecesi hayata 25inde veda eden dedem..

Kore Gazi’si dedeme ait olsun bu yazı…


Cemal Amca vardı,

daha 2 sene oldu, vefat etti. Allah rahmet eylesin. Amcasının oğluydu. Çok severdik birbirimizi, çok muhterem bir adamdı. “Senin deden yavrum, ne güzel bir insandı. Cesur, gözü kara. Hepimiz O’nun izinden gittik. O Kore Harbi zamanında anasına babasına söylemeden hemen yazdırmış kendini. Sen belki bilmezsin, amcam ters adamdı, izin vermezdi. Ama Devlete de bir şey diyemezdi. O ilk kafile gitti, biz sonradan O’nu örnek vererek gittik

Sonra Tayyibe Hala, Kardeşi….

“Anlatırken gözlerinin içi güler, yüzünde acı bir tebessüm.. Abimm! çok gencecik öldü. Ama bi görsen ne yakışıklıydı. Kibardı, sesi hiç yükselmezdi. Gömleği düzgün dursun diye içine atlet bile giymezdi. Pırıl pırıldı. Eli yüzü gözü, hele ki kıyafetleri..

Ahh anacığını gördü de dayıcığını göremeden gitti..”


Bir Yılbaşı Gecesi

Annem 1,5 yaşındayken ve anneannem dayıma beş aylık hamileyken bir yılbaşı gecesi rahmetli olmuş dedem. “Öleceğime yanmıyorum da, çocuklarım sahipsiz kalacak, köprü altında mı kalacaklar ona yanarım demiş o akşam”

“Bana bunu o zaman demediler” dedi anneannem. “Ama çok şükür, önce komşu teyzenin makinesiyle diktim dikiş, nasıl olduysa oldu aldım sonra kendi makinemi. Aç da kalmadık, açıkta da kalmadık. Çok şükür köprü altı görmeden büyüttüm çocuklarımı”  Biraz buruk, biraz yorgun ama gururlu bir şekilde, Sorumluluğunu yerine getirmenin zaferiyle..

Anneanemle çok dertleşiriz.

Öyle anneanne torun gibi değil, arkadaş gibi. Bir tek bu konuda konuşamam. Bi cesaretle bir iki defa sormuşluğum vardır. İncinmesinden korkarım.

Kendisi anlatmak isterse diye hep merakla ve sonsuz bir istekle beklerim.

Görücü usulü olmuş ama anlaşarak evlenmişler.

“Hiç kötü davranmadı bana. Yaşasaydı güzel günlerimiz olurdu ya, yokluk fakirlik zamanıydı”

Bir gün İngilizce kitabı getirmiş eve, “Evden fırsat buldukça bak, oku, öğren” demiş. “Lazım olur” Çok sevinmiş ananem, memleketinden uzağa gelin gelmiş, kayınvalide kayınpeder  aksi, yokluk fena, bir de dedemin savaşta musallat olan zatürresi..

Ama İngilizce öğrenemeden evin büyükleri yoketmiş kitabı. Neden yok etmişler bilinmez ama bıraktığı hüzün ve kızgınlık hala anneannemin gözlerinde..


Oralarda..

Çok yürümüşler bir gün oralarda, üstüne kana kana da su içmiş. Zatürre olmuş, memlekete döndüğünde baktırmışlar ama, yoksulluk fakirlik var, toparlanamamış pek, verem mikrobu her yerlerde, zatülcenp olmuş sonra.. Sonra da gitmiş işte…

Dedemin zimmeti

Daha geçen gün, şimdilerde 90 yaşında olan kadın, üşenmeden gitti getirdi bu çatalı.. “Kore’den bu hatıra kaldı dedi. Belki mühim bir değeri yok ama. Sakladım işte.”

Bu madalyaları hiç takamadı dedem. O Öldükten çok yıllar sonra verildi bunlar O’na. Anneannemde gururla asıyor duvarına.

Şimdi ben ne zaman öyle pırıl pırıl takım elbiseli bir dede görsem, hele bir de madalyası varsa, öyle sevinçle ve öyle üzüntüyle gülümsüyorum ki O’na.. Belki dedemin de arkadaşıydı diye. Şimdi olsaydı. Evlatlarının çocukları oldu, Hatta torunlarının çocukları var. Nasıl severdi bizi diye…

Bir de armut çok severmiş, o gece de sormuş annesi “yemek istediğin bir şey var mı?” “Bamya” demiş, “olsaydı ne güzel olurdu” Bamya pişmiş ama yetişmemiş yemesine…

Bana sorarlar hiç mi bilmiyorsun armutun, bamyanın tadını. “Bilmiyorum, ve bilerek de yemek istemiyorum”

Anlamıyorlar.


Şimdi Gaziler Günü kutlu olsun..

Rüyalarımda o çok zorlandığım zaman, rüyalarıma giren dedemin Gaziler Günü kutlu olsun. Yıllarca tek başına iğneyle kuyu kazıp çocuklarına üveylik göstermeden alnının akıyla onları büyüten anneannemin Gaziler Günü kutlu olsun.

Hepsinin ruhu şad olsun.

İnternet sitesini ziyaret etmek için tıklayınız.

Türkiye Muharip Gaziler Derneği

İnternet sitesini ziyaret etmek için tıklayınız.


Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1946 Timur Selçuk (76)
Vefat
- 1961 Ernest Hemingway (61)
Temmuz 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

İndirim!

Bu Hafta Popüler

Sanat Eseri Boyama Kitabı

Sanat Eseri Boyama Kitabı. Ünlü sanat eserlerinin çizimleri ve renk paletleri önünüzdeyken, aynı eseri siz nasıl renklendirirdiniz.

Öyle Bir Yerdeyim ki

Öyle bir yerdeyim ki! diyor Hasan Hüseyin Korkmazgil, tam da içimizden gelip de, bir türlü dilimizden dökülmeyen...

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"
ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

İlgili Yazılar

Darmadağın…

Darmadağın dolaplar, evler... Sadece onlar mı? Akıllarımız karman çorman, hayallerimiz dağınık. Peki bu dağınıklık nasıl toplanacak?

Haziran

Haziran; sıcağından kirazına, evliliğinden hazır bulunmasına kadar hoş gelmiş. Ayların en babası, çevresinin en duyarlısı; yazı getirmiş.

Fikriye

Fikriye eski Türk filmlerindeki hikayelerin kahramanlarından biri gibi. O, Mustafa Kemal'e aşık ve aşkıyla göçüp giden bir genç kadın.

Her Şey Layığına Dönüşür

Her şey layığına dönüşür... Başta insana hakaret gibi gelse de, aslında ne kadar ders alınası bir söz. Yakışan mı! O moda için geçerli değil miydi?