Cumartesi, Temmuz 2, 2022

Baldan…

Baldan.. Bazı insanlar vardır mutlaka tanımanız gereken. Baldan tatlı, baldan kıymetli insanlardır Onlar.. Gittiklerinde çok özlediğiniz..


8 dakika


Baldan.. Bazı insanlar vardır mutlaka tanımanız gereken. Bir kere sohbet etmiş olmanız size ne kadar farklı hissettirir. Hani bir kere göz göze gelseniz ne demek istediğimi o zaman tüm kalbinizle hissedersiniz. Baldan tatlı, baldan kıymetli insanlardır Onlar.. Baldan.. Gittiklerinde çok özlediğiniz..

Bu yazının konusu da işte öyle biri için. Özü sözü hoş, kadir kıymet bilen bir insan geçti bu dünyadan. O dayım, Bugün O’nun hikayesi hatırası ve özlemi üzerine..

Rağmen

Dünyaya gelmesine henüz dört ay varken, anne karnında babasız kalmış bir yetim. Bu boynu bükük duruma rağmen evlatlarının boynunu hiç bir zaman eğik bırakmamış güzel insan.

Bir tek kimse mi kötü söz söylemez arkasından, bir tek gün kötü olmaz mı? Olmuyormuş. Demek ki kimsenin kalbini kırmamak için üstün çaba sarf edebilen insanlarda oluyormuş.

O benim dayım. Biyolojik olarak sadece benim dayım. Ama o akraba olsun olmasın, yakın uzak hiç fark etmez, tüm gençleri “yeğeni” bilen güzel yürekli bir adamdı. Bu dünyadan “baldan” kıymetli bir insan geçti.

Farkında Olmak Meselesi

Yaşlı genç hiç fark etmezdi O’nun için. Bahsetmiştim biraz Dayanışma ve Yardımlaşma yazısında; “Birinin yardıma ihtiyacı mı var, bir bakmışsın duvar boyuyor, bir bakmışsın koltuklarını kaplatıyor”. Öyle bir adamdı.

Eğlenceliydi sonra, gençlerle akıl oyunları konuşurken, kuzenleriyle; koca koca adamlar bir bakmışsın güreş tutuyorlar. Kahkahalar tüm evi, tüm geceyi doldururdu. Babası gibi; her daim pırıl pırıl, özenli ve tertemizdi. Hem görünüşü, hem kalbi..

Müzikten, masadan, mezeden anlar. Yemekten yedirmekten çok hoşlanırdı. Misafir mi geldi; mutlaka yenilecek, içilecek. Dayımdan çıkan ilk ses “Gülseren!” Hala kulaklarımda. Sanki yengem unutacakmış gibi, yengemde çok sever misafir ağırlamayı ama huy işte. Allah rahmet eylesin.


İstanbul Sokakları

Keyifli adamdı vesselam. Bazı geceler “bir tek” içerdi. “Günahı benim” der geçerdi. Kimseye zararı olmadan, kararını kaçırmadan. Kimseyi üzmeden. Öyle dışarıda, ailesini filan ihmal ederek de değil, yanlış anlaşılmasın. Evinde, öyle sakince bir köşede.  Bir kere o rakıyı yudumlarken görseydiniz ne demek istediğimi kalbinizde hissederdiniz..

İbadet de kabahat de gizli olmalıydı O’na göre göstermelik değil.

Bülent Ersoy severdi. Gençliğinde Nilüfer’i ablasına benzetip; hasret giderirmiş ayrı kaldıkları dönemde. Çağla diye bir müzisyen vardı arkadaşı. Bir de dinlemeyi, gerçekten dinlemeyi..

İstanbul Sokakları parçasını bilir misiniz? Bizim ikimizin parçası olsundu. Dayım gitti, bende O’na benzedim. Bir de İstanbul Sokakları parçası, dayım oldu. Dayımdan bir parça. Yıllarca tüm arkadaşlarım denedi. Ne zaman bu parça çalmaya başlasa, o klarnet üflese ben en kahkahalı yerde bile o parça bitene kadar bambaşka yerlere gittim. Ve de hatta, ne zaman ince bir sızı gelse kalbime, sanki “yanındayım” mesajını taşır gibi geldi kulaklarıma….

İstanbul Sokakları

Gölcük

Memleketim için “Gölcük” başka bir yerdir. Orada insanlar birbirine daha bağlı, daha özel, daha başka yaşarlar. Sanırım 2016 yılıydı. İşletme müdürlüğünü yürüttüğüm ikinci kliniğimiz Harb-İş Sendikası (Türk Harp Sanayii ve Yardımcı İş Kolları Sendikası) ile anlaşma yapmak istedi. Gölcükteki merkezlerine gittik. Konuştuk, pazarlık yaptık, uzun sürse de anlaştık.

İmzalar

07.01.2017 Türk Harb-İş Sendika Başkanı Rahmetli Turhan Yıldız ile

atılmadan evvel yapılan genel sohbette Gölcük ve dayım hakkında öylesine dökülüverdi dilimden. Sonra ne oldu biliyor musunuz?

2020 yılında Covid yüzünden rahmetli olan Sendika Başkanı Turhan Yıldız, Mali Sekreter Nusret Subaşı ve o zamanın yönetim ekibinden bir kaç kişi daha dayımın Gölcük Tersanesi’nden yakın çalışma arkadaşları çıkmasın mı?

Emekli olduğu zaman kortejle evine kadar eşlik eden, can arkadaşları..

Gözlerimiz doldu, yutkunduk,  “Ah be İsmail oralardan yettin mi kardeşim?”

Sert kurumsal hava dağılıp, “madem İsmail yeğenisin, bizimde yeğenimizsin artık” sıcaklığında yad ettik dayımı.. Onlar da ne özlemişler. Canım dayım oralardan yettin mi bana?

Ne güzel arkadaşlıkların varmış. Bana kurumsalda bile karşıma çıkan canım dayım..


Bir Gün Kala

Dayım, Baldan kıymetli, baldan özel dayım.  Amca baba yarısıdır ‘da bahsetmiştim. Doğum gününe bir gün kala toprağa verdiğimiz, sonsuza uğurladığımız dayım.

Sen ne güzel insansın. Varlığın herkese fayda verdi, sen kimseye zarar vermedin.

Canım dayımı 19 Nisan’da sonsuza uğurladık. 20 Nisan 2008 yılında 53 yaşını bitirecekti.


Mekanın nur olsun dayım. İyi ki geçtin bu dünyadan, yaptığın tüm iyilik ve güzellik herkesin hala yüreğinde.

Baldan dayım.

Rahmet, özlem ve hürmetle..

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1946 Timur Selçuk (76)
Vefat
- 1961 Ernest Hemingway (61)
Temmuz 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Sanat Eseri Boyama Kitabı

Sanat Eseri Boyama Kitabı. Ünlü sanat eserlerinin çizimleri ve renk paletleri önünüzdeyken, aynı eseri siz nasıl renklendirirdiniz.

Öyle Bir Yerdeyim ki

Öyle bir yerdeyim ki! diyor Hasan Hüseyin Korkmazgil, tam da içimizden gelip de, bir türlü dilimizden dökülmeyen...

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"
ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

İlgili Yazılar

Darmadağın…

Darmadağın dolaplar, evler... Sadece onlar mı? Akıllarımız karman çorman, hayallerimiz dağınık. Peki bu dağınıklık nasıl toplanacak?

Her Şey Layığına Dönüşür

Her şey layığına dönüşür... Başta insana hakaret gibi gelse de, aslında ne kadar ders alınası bir söz. Yakışan mı! O moda için geçerli değil miydi?

Arefe, Çocuk Kalbi, Mezar Parası

Arefe günü... Arife, Arif, Araf... Bayramlardan önce, son telaş ve hazırlık. Enerjisi, hikmeti ve güzellikleriyle hepimize "görmeyi getirsin" dileğiyle

Defo

Defo ile merhaba diyor yazarımız Aygen Hıdıroğlu. Aygen Tuna'dan Kırmızı İskarpinlere uzanan; defoya hediye bir merhaba ile başlıyor söze...