Guguk Kuşu… Kuşların en sinsi ve kurnaz olanını konuk ediyoruz sayfalarımıza. Zekası ve üstüne yapılan 1975 yılı ödüllü filmi ile…


5 dakika

Kuş uçuşu dizisinde tehlikeli olan kuşları görmüştük. Şimdi de, ummadık taş misali, kuşların en sinsisi, en tehlikelisi bu yazımda. Tabii ki guguk kuşu.

Dişi guguk kuşları yuva yapma zahmetine hiç girmezler.

Gözlerine kestirdikleri saz kamışçını kuşlarının veya başka cins kuşların yuvasındaki yumurtalardan bir tanesini, anne baba kuş ortada olmadığı, o on saniyeyi kollayıp yere atar. Kendi yumurtasını, bir tanesini yere attığı için eksik olan yumurtaların yanına bırakır ve kaçar. Geri gelen saz kamışçını kuşu bir tanesinin normalden büyük olduğunu anlamadığı yumurtalarının üstünde kuluçkaya devam eder. Guguk kuşu sazlıkta gezerken, kendi yumurtasını başka birine kuluçkalattırır.

Dolandırıcılığa bakar mısınız?

Guguk kuşunda hukuk aramak

Guguk kuşlarının yumurtaları, diğer yumurtalardan daha erken civciv çıkarıyor . Asıl olay burada; yumurtadan çıktıktan sekiz saat sonra, o kör ve tüysüz haliyle guguk kuşu yavrusu, yanındaki diğer yumurtaları güç bela yuvarlayarak yuvadan aşağıya atar. Yuvanın gerçek sahiplerini ekarte ettikten sonra kimsenin bilmediği bu üvey evlatlığı tam bir kraliyet olarak devam ettirir.

Sana intizara kıyamıyorum

Dört hafta sonra kendi cüssesini geçen, yavrusu sandığı bu guguk kuşunu artık beslemekte zorlanır saz kamışçını kuşu. Tamamen büyüyene kadar iliğini kemiğini sömürdüğü üvey annesini bazen yiyerek, bazen de sadece yuvayı talan ederek çeker gider bu katil doğanlardan olan kuş.

Ne kadar masum görünüşlü ve güzel görünürler halbuki. Çoğu yerel halk ise intizarlı bir tür olduklarını bildiklerinden çok hazzetmezler. Negatif çağrışımda, uğursuz olduğuna inanılan baykuştan hemen sonra gelir akla guguk kuşu hikayeyi bilenler için.

Duvar saatlerinde yaşam

Fıkra tadında gerçek bir olaydır: 2008 yılında Fransa’da Kim Milyoner Olmak İster programında yarışmacı doğru cevap verirse 200.000 € kazanacak, bilemezse 32.000 € alacaktı. Soru :

  • Aşağıdaki kuşlardan hangisi yuvasını kendi yapmaz, diğer kuşlarınkini kullanır?
    a-Akbaba
    b-Kırlangıç
    c-Guguk kuşu
    d-Serçe

Tek jokeri kalan ve cevabı bilmeyen yarışmacı telefonla arama hakkını kullanıp soruyu sorduğu arkadaşının hiç tereddüt etmeden “c şıkkı guguk kuşu” demesiyle 200.000 € kazanmıştı. Doğru cevabı sayesinde büyük ödülü kazandığı arkadaşı şerefine bir parti verdiği sırada:

  • Sahi nerden biliyorsun guguk kuşlarının yuva yapmadığını? diye sordu arkadaşı. Cevap:
  • Guguk kuşlarının duvar saatlerinde yaşadığını bilmeyen mi var?

Rolleri değişelim

Yalanım yok. Tekrar dünyaya gelecek olsam ve kendim için insan dışında herhangi bir canlı türü seçmem gerekseydi guguk kuşu olurdum.

  • Birinci sebebim; sanki biraz saz kamışçını kuşuna benzetirim kendimi. Belki yılların intikamını bir sonraki yaşamda almak. Oğlumun fazla üzerine düşüp, bazen kendimi unutmaktan.
  • İkinci sebebim; bütün bu yaptıklarını içgüdüsel olarak yapması, doğanın ona bahşettiği yaratılıştan ötürü. Suç yine benim olmamalı tabii ki.
  • Kabahati de üstümden attıktan sonra, son sebebim; süregelen kurulu düzeni bozmaları, rutinlikten çıkıp, rolleri kendilerinin belirleyip, oyunu kendilerinin kurmaları hoşuma gitti. Ben feleğin şu çarkına çomak sokarım der gibi. Üstelik bunu ormanlar kralı aslan gibi ego sahibi olarak yapmaz. Ya da yırtıcı leopar gibi göze soka soka. Kendini kurnaz bir guguk kuşu sanan, oysa oyunlarını, dolambaçlarını anladığımız sıradan bir sürüngen hiç değil. Gerçek bir saltanat. Ağam bizimle eğleniyir tadında olaylar zinciri bir nevi.

En güzel guguk kuşu

Bir de klasik olmuş kült filmleri say desen ilk 10’a girecek bir guguk kuşu var. “Jack Nicholson”. Ken Kesey’in en çok satanlar listesindeki romanından uyarlanmış, filmi kitabın ününü katlamış eserlerdendir.

Orijinal adı One flew over the cuckoo’s nest. Anlamı: Guguk kuşunun yuvasının üstünden biri uçtu. Kastettiği şey; ‘deliler diyarından biri geçti’. (Argoda guguk kuşu deli anlamına gelir.)

İsveç’te tam 12 sene sinemalarda gösterime devam ederek, dünyadaki gösterim rekorunu hala elinde bulunduran film. Dönemin bütün Oscar ve diğer ödüllerini topladığını söylememe gerek yok sanırım. Ülkemizde guguk kuşu olarak vizyona girmişti.

Öğrenilmiş çaresizlik

Kahramanımız McMurphy (Jack Nicholson) özgür ruhlu, hitabet ve ikna gücü yüksek bir mahkumdur. Kurtulmak için deli numarası yaparak bir akıl hastanesine gönderilir. Bir tarafta düzensizlik aşığı, eğlenceli, çılgın adam ve diğer tarafta otoriter, soğuk, katı kuralcı hastane yönetimi. Bu açıkça savaş demektir.

McMurphy, kısa sürede oradaki çaresiz hastaların kahramanı haline gelir. Onlardan biri de ünlü aktör Danny Devito’dur. Acı olan kısım; ağır psikoz hastalarının dışında çoğu, kendi tercihleri ile öğrenilmiş çaresizlik ile orada bulunmaktadır. Yönetime boğun eğmek, hayat standartları ve rutinleri olmuştur bu aykırı adam gelene kadar.

Filmin vurucu sahneleri;

  • delileri kaçırıp hayatlarında ilk defa deniz gören bu insanlara tüm gün boyunca tekne gezisi yaptırması, balık tutmalarıydı.
  • Bir gece kız arkadaşlarını gizlice hastaneye alıp kalabalık noel partisi yapmaları da.
  • Ama en önemlisi yönetime, düzene karşı ses çıkarmalarını, onların da bir fikri olduğunu, aslında deli olmadıklarını, en az dışardakiler kadar insan olduklarını hatırlatmasıdır.
En azından denedim!”

En çok etkilendiğim sahne; banyodaki ağır, taş mermeri söküp pencereden fırlatarak camı kırıp kaçmaya kalkmalarını, fikir olarak düşünme ve uygulamaya çalışma sahnesidir.

Devasa mermeri yerinden sökmeye çalışırken, ölümüne gücünü verirken, başaramayınca dediği laftır. “En azından denedim”

Bu hastane bence gerçek hayat, akıllılar içerde, gerçek deliler dışarda veya Yönetim’de.

Hayatınızın iplerini elinize alın.

Özgürlük; her istediğinizi yapmak değildir. İstemediğiniz hiçbir şeyi yapmamaktır.