Hititler ‘den; M.Ö. 2000’den bir dua;

Tanrım Beni Yavaşlat

Hitiler, Antik Çağdan; Milattan Önce 2000'li yıllardan gelen bir mektup.. Duvar kalıntılarının tercümesinden.. Tanrım Beni Yavaşlat..

ilknur.tv

Tüm Yazıları

—–==0==—–

Hititler & Eti

Anadolu’nun en eski medeniyetlerinden diye öğrendik biz tarih derslerinde.. “Güneş Kursu” ve “Geyik Motifli Güneş Kursu” sanat eserleri ile özdeşleştirdik. Aslında Güneş Kursu Hitit değil bir önceki medeniyet Hatti’lere aitmiş. Öğrenmenin zamanı ya da yaşı yok.

Sonra Kadeş anlaşması vardı. Ufak bir araştırma ile engin deniz internetten 10-15 dakikalık bir videoda buldum. Genel kültür köşemizde kalsın diye bir kenarında dursun yazımızın..

Bu yazının konusunu o kadar eski tarih olmasına rağmen; değişmeyen dilekler, dualar üzerine kurulu..

Hititler - Hitit Güneş Kursu
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Hititler – Hitit Güneş Kursu

En Geniş Sınırları İle Hititler
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

En Geniş Sınırları ile Hititler (1)

 

Geyikli Güneş Kursu - Zeugma
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Geyikli Güneş Kursu – Zeugma

 

Zamanın Ne Önemi Var? 

Düşünsenize 1000 yıl değil, 2000 yıl da değil. Daha milat bile kabul edilmemiş. Ve kabul edilmemişliğinden de öteye bir 2000 yıl daha var.

Çok karışık oldu değil mi?

 

Şöyle..

MEB - Çağlar
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Çağlar – Milli Eğitim Bakanlığı

 

İlk Çağ, Antik Çağ’dan kalma bir duvar yazısı, bir dua..

Demek ki neymiş. Zaman geçse bile dilekler hep evrenselmiş..

Haydi birlikte okuyalım.

—–==0==—–

Tanrım Beni Yavaşlat

Tanrım,
Beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele…
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin
sükunetini ver .
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların
melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için
yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir
kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara
dalabilmeyi öğret…
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı
arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi
büyümesine bağlıdır…
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine
doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı
olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi…
Tanrım,
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,
İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve
Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver…

—–==0==—–

İnanması çok güç değil mi?

Varsın doğru, varsın yanlış olsun. Ya da sizin paşa kıymetindeki güzel gönlünüz ne istiyorsa ona inansın..

Ama ne kadar eski değil, ne kadar doğru olduğunu bir kere daha düşünsün..

 

An’ın kıymetini, öğrenmenin önemini, değer bilmeyi ve bütünü duyabilecek sükûneti her zaman daim olsun..

—–==0==—–

 

Facebook Yorumları