Pazar, Ekim 2, 2022
Ana SayfaDeniYorumYazıYorumYaşınıza Kendiniz Karar Verin!!!
Önceki İçerikPişmaniye
Sonraki İçerik2020 Patara Yılı

Yaşınıza Kendiniz Karar Verin!!!

Yaş nüfus cüzdanımızda yazan da değil, göz kenarlarımızda ki kırışıklıklar da.


5 dakika


Yaşınıza Kendiniz Karar Verin!!!

Geçen hafta ilk yazımla size merhaba dediğim gün yeni yaşıma girmiştim. Güzel bir tesadüf eseri, İlknur’un da jestiyle tam da doğum saatimde yayınlandı yazım.

Bu dünya üzerinde 45 yılımı devirmiş bulunuyorum. 45 yıl; tam 16425 gün. 394200 saatini harcamış oldum ömrümün. Kalanı ne kadar? Ne kadarını mutlu ya da verimli geçirdim? Bu saatlerin kaçta kaçını gülerek, kaçta kaçını ağlayarak tükettim? Bu kadar yaşamda kaç bin kilometre yol yaptım acaba? Kaç insanla kesişti yolum? Hayatımın ne kadarını harcadım başkaları için? Kim bilir? Peki ne önemi var bu sayıların ya da çok mu önemli?

Cevap veriyorum; önemsiz. Günler, yaşlar, saatler hepsi gereksiz birer sayı. Rakamlarla derdimiz neyse kendimize bu eziyeti yapıp duruyoruz, neden?


Kendimizi o kadar önemsiyoruz ki koca, yaşlı, şişko dünya üzerinde bir tek biz varmışız gibi tüketiyoruz ömrümüzü. Ve ömrümüzün yanında dünyanın tüm güzelliklerini. Oysa ki o kadar yaşlı ki içinde yaşadığımız evren ve o kadar çok canlı geldi geçti ki biz de her canlı kadarız. Tüketmesek, bir an durup düşünsek, gökyüzüne çevirsek yüzümüzü, bir kuşun kanat çırparak yükselişini ya da bir karıncanın sırtında o kocaman ekmek kırıntısını nasıl taşıdığını şaşırarak izlesek aslında yaşamdaki yerimizi anlamaz mıyız?

Eskidikçe değerleniyoruz aslında biz ama eskidikçe artan apoletlerimize, ismimizin önüne eklenen ünvanlarımıza göre değil bu değerlenme. Bu değerlenme, bu parlama, biriktirdiklerimizle oluyor ancak. Ben bıraktım artık kartvizitlerde yazanları, yaş sadece form doldururken kullanmak için. Belki artık bu kavramlardan sıyrılacak kadar yeni olgunlaştım belki de günlerin geçmesini durduramayacağımı ancak anladım. Kabullendim artık, farkındayım hayat akıyor ve ben de o hayatla beraber. 

Ve yeni mottom bu;

Yaşınıza kendiniz karar verin !!!

Bir yaş daha büyümeye yaklaştığım günlerde televizyondaki bir reklamda böyle sesleniyordu kadın; eski mankendi galiba. Evet doğru, kaç yaşında olduğumuza kendimiz karar vermeliyiz. Yaş nüfus cüzdanımızda yazan da değil göz kenarlarımızda ki kırışıklıklar da. 

Hala öğrenme hevesimiz varsa mesela çok genç oluyoruz, hem de birtakım yetenekleri biriktirmiş o eğitimi almaya açık şanslı bir genç. 

 Hala güzel bir melodi duymak istiyorsa kulaklarım, o melodiye ayak uydurup dans edebiliyorsam etekleri zil çalan bir genç kıza dönmüyor muyum o anda? 

 Ne güzel yeni başlayacağımız iş için heyecan duymak, on yıllık deneyimin olsa da; ilk iş günü heyecanı varsa üstünde, on yıl öncesine dönüverdin işte. 

 Atıyorsa kalbiniz aşktan hızlı hızlı ne güzel bir duygu bu, çok tanıdık belki yirmi yıl öncesine ait. Ama aynı tattaysa gene ne mutlu sana ki yaşın yirmi yaş küçüldü.


Evet nasıl hissetmek istiyorsan, nasıl hissediyorsan, paylaşıyorsan hala, seviyorsan doğayı ve her şeyi, korkuyorsan belirsizlikten sen kendin karar veriyorsun yaşına. Her gün şikayet ediyorsan yakını görmede zorlandığından, dizlerinin rutubetli havalar yüzünden ağrıdığından dem vuruyorsan, ailenin yada yakın akrabanın hep olumsuz yönlerini anlatıp duruyorsan, geçmiş olsun sana sen gerçekten yaşından da yaşlısın. Üzgünüm göz altına yaptırdığın dolgu da işe yaramayacak, o içip durduğun vitaminler de ve hatta spor salonunda geçirdiğin saatler de geri getirmeyecek sana geçen zamanı. Çözüm belli. Nasıl yaşamak istediğine kendin karar vereceksin. Ve kesinlikle kaç yaşında olduğuna da.

46

Şimdi gelelim bana; evet geçip gitti yıllar. Ne güzel ki geride bıraktım “yaşlanıyorum”lu günlerimi. Sadece kendimle dalga geçmek için kullanıyorum, eğleniyorum çünkü içimde enerjim var.

Kendi ürettiğim, doldurup doldurup boşalttığım pillerim var;

  • günbatımlarının sarıyla kırmızının her tonunu aşkla izlerken doluyorlar bazen.
  • Bazense sevdiklerimle ağız dolusu kahkahalar atarken,
  • melodiyle dönüp duran bedenimle, şaşkınlıkla yeni bir şeyler öğrenirken şarj oluyorum.

Utanınca kızarıyor yanaklarım, korkunca kalbimin atışını ağzımda hissediyorum. Heyecanlanıyorum yani yaşadığım her an ve alışmıyor bünyem yaşadıklarıma ve şaşırtıyor beni tekrar tekrar hayat. Yeniden dönüyorum, yeniden yaşıyorum ve her yeniden yaşayışta gene o çağlarıma dönüveriyorum.

Ve evet haklısınız, zaten biz kadınlar yaşsızızdır da… ❤

Esen Kalın…


İlk yazımı okumuş muydunuz? > Eylül’e Merhaba

Öneriyorum > 46 Yok Olan (Netflix)

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1869

Mahatma Gandhi

(153)

Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Ekmeğin Tanrıçası Demeter

Demeter Yunan mitolojisinde; insanlığı dünyanın zengin lütfuyla besleyen Olimpos'lu tarım, tahıl ve ekmek tanrıçasıdır.

Çocuklarda ayakkabı seçimi ve basış problemleri

Çocuklarda ayakkabı seçimi okulların açılmasıyla daha da önem kazandı. Okullar açılırken, sık görülen basış problemlerine bakıyoruz.

Ruh yaşlanmaz !

Ruh yaşlanmaz. Yaşlanmıyor. Takvim yaşı ilerlese de gönüllerimiz hep on sekiz kalamaz mı? Ruhu genç tutmanın formüllerine konuk oluyoruz...
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Ruh yaşlanmaz !

Ruh yaşlanmaz. Yaşlanmıyor. Takvim yaşı ilerlese de gönüllerimiz hep on sekiz kalamaz mı? Ruhu genç tutmanın formüllerine konuk oluyoruz...

Taşınma Telaşı

Taşınma telaşı konusuyla haftaya başlıyoruz bugün. Kargaşasıyla hepimizin bir şekilde içinde kaybolduğu bir dönem...

Sevgili Günlük

Günlük tutmanın faydaları saymakla bitmez. Sevgili Günlük diye başlar her yeni sayfa. Satırlar dolusu dökeriz içimizi.

İyi Günler İleride…

İyi günler ileride... Böyle derdi eskiler. Neredeydi o beklenen gelecek? Gerçekten de var mıydı? Ne zaman ulaşacağız o beklenen ileriye?