Cumartesi, Haziran 25, 2022
Ana SayfaYaşıYorumMemleket MeselesiBulgaristan; Suyun öteki Tarafı..

Bulgaristan; Suyun öteki Tarafı..

Bu Bulgaristan hikayesi, topraksız kalmış göçmen kuşların; “vatan neydi” sınavının, çocuk kalbinde kalmış minicik bir hikayesi…  Gelin abla, el değmemiş oyuncak bebek.. Çocuk kalbinin emanetleri. “suyun te öte yanından gelen azin bir hikaye.. “


7 dakika


Hani Rumeli de derler ya; genelde erkeklerinin çakır gözlü, kadınlarının hamarat; ama hepsinin “her şeye rağmen” çalışkan ve keyifli insanlar diye tanındığı.. Pamuk gibi; pomak.. Biraz Yunanistan, az biraz Bulgaristan..

Kırcali, Razgrad, Eğridere, Debre, Barutin, İskeçe.. Belki bu isimler hiç tanıdık gelmedi kulağınıza.. Belki Debreli Hassan ‘ın hazin türküsü biraz biraz kulağınıza çalınmış olabilir. Olabilir mi; illaki.. 

Bu hikaye, “suyun te öte yanından gelen azin bir hikaye.. “


Muhacirler kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır’ 

M. Kemal ATATÜRK

Anavatanda Bulgar!, Balkan da Türk.. Arada kalan, ezilmiş, hakları ellerinden alınmış bir garip insanoğlu.. Memleket, vatan, din kardeşliği çok uzakta kalan derin bir sızı.. Atam’ında dediği gibi “kaybedilmiş toprakların” aziz hatıraları.. 

İsimleri Yunanistan, Bulgaristan olmazdan evvel; tüm milletlerin hani kardeş olduğu yerlerden son gelenlere ait bir çocukluk hikayesi.


Bulgaristan ‘dan Gelen Gelin Abla

Çok küçüktüm.. Tarih net bir şekilde belli değil.. Annemin halasına çoook uzaklardan, suyun öte tarafından misafir gelmişti. Kalacaklardı.. Amcalar kederli, yaşlı teyzeler kat kat giyinmiş, gelin ablalar üzgün, gözlerinde; dokunsan akacak iki damla yaş.. “Rahatsızlık verdik” her lafın başı.. “Olur mu öyle şey. Burası sizin eviniz. El birliğiyle hallederiz..”

Gelin abla; yeni gelin, çocuğu ufak.. 

Öyle güzel, ama bir o kadar ceylan ürkekliğinde.. Çok bilmiyor Türkçe, ama belli üzüntüsü.. Ara ara kocası geliyor yanına, anlatıyor, izah ediyor, gönlünü alıyor ve belli ki izin istiyor.. 

Bu arada  arı gibi, hiç gocunmadan dört dönüyor evde. Biz misafir gittik ya, hizmet lazım. Çay demlemek, boşalan bardakları tazelemek; sessizce görev olmuş gönlüne.. Rahatsızlık vermemek niyetine.. 

——–

Artık dönmeyecekler miymiş?” diyorum. “Neden bırakmışlar evlerini..?” Anlamıyor çocuk kalbim. 

Bak eşyalarını almışlar ama” diyor oradan bir ses.. “Ama eşyalarını da biz alırsak nerede uyurlar ki?” 



Ağlıyor sonra.. İki göz iki çeşme, ama usul usul ağlıyor. Derin derin.. Öyle sessizce, ama hıçkırıklarla..

  • Benim çocuk gönlümü mü anlıyor,
    • garip gurbet kuşu olduğuna mı,
      • tamamen değişen hayatına;
        • ya da hepsine mi bilmiyorum.. 

 Çaydanlığın buharı yakmış” diyor eşi.. diyemiyor “üzüldü çok” diye. Ağlıyor gelin abla “çok yanmış, çok acımış canı diyor” kocası.. “Geçer şimdi..”

Sinirleri boşaldı, mahvoldu, korkuyor diyemiyor.. Buhar yakıyor elini, gönlünü.. Misafir sığındığı evde, hizmet ettiği çayın buharının nemi.. Yakıyor, ağlatıyor..


Şimdi onların paraya ihtiyacı var ya“. “Tamam verelim o zaman para.”

“Yok öyle bizim vermemizle değil, daha çok paraya ihtiyaçları var. O yüzden bazı eşyalarını satacaklar. Sonra isterlerse biz onlara geri vereceğiz. Yardım olsun diye”

“O bebeğe yardım olsun diye bende oyuncağını alabilir miyim?” “Alabilirsin tabi.. “

…..


El Sürülmemiş Bebek

O bebek kutsal emanet gibi durdu hep benim yanımda. Bir gün geri alacak diye, hep korudum kolladım. Üstelik isterse geri de satmayacaktım. Öyle iade edecektim. Hiç oynamadım onunla, Belki çocuk vicdanım; kendine göre yardım etti ama; bir çocuğun elinden başka bir çocuğa geçen bebeğe el sürmeye, müsaade etmedi.. 

Şimdi sorsam annemin halasına. “Kimdi onlar, neredeler şimdi..?” Belki o bebek çoktan büyüyüp anne olmuştur. Bi görsem Onları, bebeğini emanetten geri versem. O gelin ablanın ceylan ürkekliğinde ki gözlerine bakıp ben ona çay demlesem.. Ne güzel olur.

Herkes elbirliği ile tüm yardımlarını yaptı. Ama çalışkan olduğu kadar gururlu olan bu akrabalarımız yardımdan boynu eğilmesin diye ellerinde avuçlarında olanları sattı. 

Battaniye, koltuk, yatak, yatak odası, dolap…

Siz hiç yeni bir hayat kurmak için battaniyenizi sattınız mı? 

Sonra, sonra ne oldu bilmiyorum. Eşyaları ne geri isteyen, ne alan ne satan oldu. Büyük halayla ne kadar irtibattalar onu da bilmiyorum. Ama bu yazı vesile olsun ve ben onları bulayım; gerçekten çok istiyorum.. 

Bulgaristan ‘dan gelen bir battaniye bir bebek evimde muhafazada yıllardır. Sanki hiç sahibi olmamış, sadece emanetçisiymişim gibi.. 


Eğer bir göçmen kadınına/erkeğine denk geldiyse yolunuz; çok şanslısınız demektir. Onlar azimli, gayretli, güvenilir, emanete hıyanet etmeyen, çalışkan; durmak bilmeden çalışan, bundan gocunmayan insanlardır. Görev bilirler, iş bitmeden rahat etmezler. 

Naif, güçlü, ama son derece de vicdan sahibi gönüllerinde yufka yürekler taşır. 

Ailesine kıymet veren, kadir kıymet bilen, vefalı muhterem insanlardır. İnsanların gönüllerini hoş etmeyi kendilerine görev bilen, eğlenceli insanlar.. 

Bu Bulgaristan hikayesi, topraksız kalmış göçmen kuşların; “vatan neydi” sınavının, çocuk kalbinde kalmış minicik bir hikayesi… 

Şimdiki göçmenler gibi konforlu değil;

“rahatsızlık verdik” edasıyla

zarif bir çalışma mücadelesi..

Hatıralar,

kaybedilmiş toprakların

aziz insanları..


Önerilen Film -> Naim; Cep Herkülü

* * Bahse konu oyuncak bebek ve battaniyenin orijinalleri kapak fotoğrafı olarak kullanılmıştır. **

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1903 George Orwell (119)
Vefat
- 2005 Kazım Koyuncu (17)
- 2009 Michael Jackson (13)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Perinin Ölümü ve Konuğumuz Tuna Kiremitçi

Perinin Ölümü ile Tuna Kiremitçi konuğumuz. Hem yeni polisiye romanı hem de tüm çalışmalarıyla ilgili keyifli bir söyleşi bekliyor sizleri.

Yalan ve Yalancılar

Yalan; yalancı. Gerçeğin farkında olduğu halde, gerçeği çarptırma işi. Herkesin her hangi bir sebeple başvurduğu, dünyayı donattığı yalan

Yaz Tatili ve Sezon Finali

Okullar için yaz tatili başladı. Bununla beraber çocuklarla birlikte her şey sezon finaline girdi. Yok sadece diziler filan da değil, her şey
ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

İlgili Yazılar

Tarihimizde Bilinen İlk Türk Kadın Mitingi

İlk Türk Kadın Mitingi 10 Aralık 1919 tarihinde düzenlendi. Kahraman Türk Kadını Kastamonu'dan tüm vatana, tüm dünyaya sesine yankı buldu.

Öldü! Ani Ölüm Haberi ve Bize Kalan

Öldü! haberi aldığınız anda kalır zaman. "Ani ölüm" dür her haber. Kimseye yakışmaz, kondurulmaz. "çok gençti" dir çünkü giden. Eksilirsiniz.

Yörük Ali Zeybeği, Türküsü, Müzesi… Efelerin Efesi

Yörük Ali; O Efelerin Efesi.. Dillere destan olan kahramanlığı türkülere zeybeğe sığmayan yiğit.. Efe, Efelerin Efesi. Türküyle, zeybekle..

Meşe Ağacına Sarılsam, Bırakmasam…

Meşe ağacı sevgisi bana atalardan geçmiş sanırım. Hayrettin Karaca'nın hayali ağaç O. Keşke bir sarılsam, bir daha ayrılmasam hiç o ağaçtan.