-5 C
Kocaeli
Cuma, Ocak 28, 2022

Mağaza

Hakkını Helal Et

Hakkını helal et. Ne güzel bir teşekkür cümlesidir aslında. Bu yazım teşekkür edemediğimiz herkese gelsin. Üzerimizde hakkı olan herkese…


6 dakika


Hakkını Helal Et !… Haklarınızı helal edin…

Genelde cuma günleri o basmakalıp, sıradan, birbirinin aynı mesajlarınızda geçiyor bu üç kelime. Ya da birisini kaybettiğimizde, hoca soruyor ölenin yerine ve biz cevaplıyoruz gidenin ardından “helal olsun” diye.

Aslında ne güzel bir şükran cümlesidir bu. Herhangi bir kalıba bürünmeden ya da bir görüşe teslim olmadan içimizden geldiğince söylemek ne kadar da güzeldir.

Üzerinizde hakkı olanları bir düşünsenize. Önce anneniz, sonra babanız, kardeşleriniz, büyükleriniz, çocuklarınız, dostlarınız… Liste böyle uzayıp giderken fikirlerinize ilham olanları düşünün. Atatürk gelsin aklınıza, şehit olan gencecik askerlerimiz… Örnek aldığınız kimseleri, ayağınız takıldığında elinizden tutup kaldıranları… Poşetlerinizi taşımak için yardıma koşan şu küçük kırmızı saçlı çocuğu… Ya da sadece işinizi gülümseyerek yapanları…

 

Hakkını Helal Et…

“Nereden çıktı şimdi bu?” diye sormayın. Merak etmeyin hiçbirinizi bırakıp gitmiyorum hiçbir yere. Sadece bu haftaya birbirimize teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Ben şükran duygusunu yoğun yaşayan bir kadınım. Sık sık teşekkür ederim çevremdekilere. Ama gene de bazen unutuyor, es geçiyor ya da alışkanlıktan söyleyemiyor olabilirim. Bunu düşündüm bugün kızımı İstanbul’daki yeni evinde bırakıp gelirken. Biliyorsunuz geçen hafta yazmıştım size Yuvadan Uçan Kuş Gibi kendi kanatlarıyla yol alacak olan üniversitelileri ve tabii ki kızımı da. Yeni evini hazırlayıp, O’nu orada bırakıp gelirken yazdıklarını okudum bana: “Her şey için çok teşekkür ederim. Hakkını nasıl öderim, bilmiyorum.” yazıyordu. Cevabım mı? Gülümse dedim. Halbuki O’nun teşekkür ettiği şeylerin bir kısmı benim görevimdi. Kim kime nasıl “hakkını helal et” desin şimdi?

 

Bir yanlış anlaşılma var durumda.

“Hakkını helal et” diye en çok kim söyler diye düşündüğümde sanki hepimizin gözünde canlandı kim olduğu onların. En çok hak yiyen insanlar söylüyorlar galiba. Mahallenin en kazıkçı esnafı sanki daha çok. Altındaki en çok ezen amir giderken özellikle söylüyor bu üç kelimelik minnet cümlesini.

Yani sanki en çok haksızlık yapan söylüyor. Sanki günah çıkarır gibi… Sanki ağzımızdan otomatik olarak dökülen cevap onları akça pakça, sütten çıkmış ak kaşık yapacakmış gibi…

Halbuki ne alakası var bu güzel cümlenin bu insanların ağzında. Neyse biz onları ağzımıza çok almadan teşekkür etmek istediklerimize dönelim.

 

“İyi ki varsın” dediklerimize “hakkını helal et” diyoruz bugün.

Kim onlar? Düşünün bakalım. Neler için, ne kadar teşekkür ediyoruz. Öyle vıcık vıcık bir sanallık halinden bahsetmiyorum elbette. Benim dediğim böyle gözlerinizin içine bakmasa da sizin için neler yaptığını bilen insanlar var ya… Hani en zor anınızda habersiz çıkagelir ya da telefonun ucundadır sesi “yanındayım” der sadece. Siz de benim gibi koşup sarılmak istemiyor musunuz o ellere?

Mesela iki sene önce tam da bu zamanlarda iyi kalpli canım arkadaşım ve tabii ki doktorum Lütfiye Ünlü bir ameliyata almıştı beni. Tanıdığım doktor ve sağlıkçı arkadaşlarımın elinde, bildiğim bir kurumdaydım. Anesteziden ayılırken ne kadar çok teşekkür ettiğimi söylüyorlardı bana. Ama gerçekten de canınızı emanet ettiğiniz kişilere minnet duyulmaz mı? İşlerini güzelce, layıkıyla ve de şefkatle yapan tüm sağlık çalışanları mesela şu pandamı dönemindeki çalışmaları için bile sadece “hakkını helal et” cümlesini hak etmiyor mu?

Ailenize teşekkür ediyor musunuz mesela? Kapıdan içeri girdiğinizde sıcak çorba kokusu minnetle doldurmuyor mu ruhunuzu? O bir tas çorba için, o tasın içindeki huzur için en çok demelisiniz “hakkını helal et” diye annenize, kızınıza, karınıza ya da her kim yapıyorsa…

 

Samimiyetle teşekkür ediyorum…

Yüzümü güldürmeye çalışan, mutlu olmam için didinen, sırtımdaki yükleri paylaşan, yemeğini benimle bölüşen biriktirdiğim tüm insanlara söylüyorum tek tek “hakkını helal et”

Lütfen veda gibi düşünmeyin. Ya da tekrar söylüyorum yapmacık asla değil. Keşke içini görseniz kalbimin. Benim için her gün kutsal, her dakika yaşanılası. O yüzden neden özel bir anı olsun ki teşekkür etmenin. Ayrılırken, veda ederken ya da kimilerinin kutsal günlerinde söylensin ki sadece.

Aldığım her nefeste emeği olan insanlar, kalbimdekiler, beynimdekiler, fark etmediklerim, yanından geçtiklerim, vatanımda imzası olanlar, bilim adına çalışanlar, aydınlığa koşanlar hepinize her daim teşekkürler.

 

 

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Vefat
- 1953 Neyzen Tevfik (69)
- 1981

Özdemir Asaf (41)

Ocak 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

Bu Hafta Popüler

Ben Başardım Ya Siz!

Başarı nedir? Hüdai Tandoğan "Ben başardım, ya siz?" diyerek yorumluyor kavramı. Filozofların deyişlerinden, günümüze keyifle okunacaksınız.

Plastik Pipet Sorunu – Sıfır Atık

Plastik pipet kullanımı da tüm tek kullanımlık plastiklerle birlikte büyük çöp yığınlarına sebep oluyor. Alternatifleri mümkün mü?

Sokak Hayvanları Aç Susuz Kalmasın.

Sokak hayvanları bu soğukta, kar altında aç susuz kalmasın. Evlerimizde, işyerlerimizde onlar için neler yapabiliriz? Basit tariflerle...
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Nedenler Sonuçlardan Şişmandır

Nedenler sonuçlardan şişmandır! Derya Cesur; kabul etmek, suçlamak, zeka ve öğrenme üzerine toplumsal sorunlarımızın tespitlerini, muhteşem yorumuyla kaleme getiriyor.

Kendine İyi Bak, Beni Düşünme

Kendine iyi bak ! Pandemi ile birlikte belki vedalarımızın en içteni, en kıymetlisi. Kendine iyi bak, beni düşünme. ✋

Konuşabilme Sanatı

Konuşabilme sanatı 💬 Bebekliğimizden itibaren dilimiz döndüğünce konuşuyoruz ama doğru anlaşabiliyor muyuz? İletişimin temeli konuşmaya dair.

Babama Mektup

Babama mektup. Üstelik sonsuz olan adama. Sahi sizin babanız öldü mü? Sen gideli üç yıl oldu baba. Üstelik bir torunun oldu. Bir görsen nasıl severdin...