Havlu Kağıt Geri Dönüştürülemeyenlerden

Bugün konumuz havlu kağıtla. Sıfır Atık dosyamızda hep geri ve ileri dönüştürdüklerimizden bahsettik. Birde geri dönüştürülemeyenler var. Tıpkı kağıt havlular gibi... Sadece çöp! Üstelik yığınlarca...

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ Tüm Haberleri
Havlu Kağıt Geri Dönüştürülemeyenlerden
Havlu Kağıt Geri Dönüştürülemeyenlerden
Haber albümü için resme tıklayın

Bugün konumuz havlu kağıtla. Sıfır Atık dosyamızda hep geri ve ileri dönüştürdüklerimizden bahsettik. Birde geri dönüştürülemeyenler var. Tıpkı kağıt havlular gibi… Sadece çöp! Üstelik yığınlarca…


5 dakika

Havlu kağıt geri dönüştürülemeyenlerden. Hani şu durmadan kullandığımız, çok çok kullandığımız var ya, işte onlar.

Havlu Kağıt Meselesi

Sıfır Atık dosyamızda günlerce geri dönüşüm ve ileri dönüşümden bahsettik. Cam atıkları, plastik atıkları hatta mutfak atıklarını anlattık.

Ama sürekli elimizin altında olan havlu kağıttan bahsetmeyi unuttuk. Halbuki o kadar çok kullanıyoruz. Rulolar dolusu alıp, özellikle son günlerde gelen zamlardan etkilenmemek için stokluyoruz onları. Dolaplarda, banyoda, mutfakta hem masanın üstünde hem tezgahta… Arabada, işyerinde, bebeğin çantasında… Her yerlerdeler.

Gelelim zararlarına !

İki türlü zararı var havlu kağıtların. Birincisi üretilirken, ikincisi kullandıktan sonra çöpe giderken. Bu bölümün başında üstüne basa basa söylemek istiyorum ki çevre dostu değildir! Çöptür!

Üretim aşaması

Sıvıları çok güzel emen bu ürünler ahşap, pamuk gibi bitkilerin içindeki selüloz adı verilen öğütülmüş bitki materyalinden yapılır. Selüloz aslında gıda tipi olmayan şekerdir. Ve bu da su moleküllerini çeker. Bu nedenledir ki dökülen sıvıları toplamakta bir harikadırlar.

Selüloz bir hamur haline gelir. Temizlenir, ağartma işlemi yapılır. Ardından da kurutucuda kurutulur. Sonrasında da istenilen kalınlığa gelene dek sıyırma işlemi yapılır. Sonra da rulolara sarılır, paketlenir ve raflardaki yerlerini alır.

Gördüğünüz gibi başta enerji olmak üzere tüketim temellidir. Üretiminde selüloz ve su kullanılır. Ki bunların da ne kadar değerli olduğunu sanırım hepimiz anladık artık.

Kağıt bulma sıkıntısı selüloz üretimindeki sorunlardan kaynaklanıyor. Bu yüzden de fiyatları artıyor. Bu fiyat artışı nedeniyle koca koca dergiler artık basılı olarak dergi çıkartmama kararı aldı, duymuşsunuzdur.

Su kıtlığı zaten tüm dünyanın dilinde. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor bu kıtlıktan kurtulmak için. Ve tabii ki bu üretimde kullanılan enerji ve insan gücü.

Bir de ağartma işlemi var ki o da başlı başına sorun. Bazı ağartıcılar kansorejen içeriyor örneğin. Aslında cilde ya da gıdalara temas etmesi sakıncalı.

Ve sonrası…

Havlu kağıt üretiminden bahsettik yukarıda. Ya kullandıktan sonra? Bilmeniz gereken en önemli şey artık bu ürünlerin kullanıldıktan sonra bir çöp olduğu. Kesinlikle geri dönüşüm işlemine tabi tutulamaz. Çünkü zaten dönüştürülmüş malzemeden üretiliyor bir çoğu. Ayrıca genellikle gıda ya da organik maddelerle birleştiği için dönüşüm alanını da kirletiyor. Düşünsenize yemek atıklarına bulanmış bir topağın dönüşüme girdiğini. Korkunç olurdu herhalde.

Yani kısacası bildiğiniz çöp!

Çevre için çok zararlı.

Üretim için su kaynakları tüketiliyor. Ayrıca üretim sırasında su kaynakları kirleniyor. Yani su açısından çok büyük zarar. Dünyanın içinde bulunduğu susuzluk tehdidini düşünürseniz tehlikeyi fark edebiliriz ancak.

Şöyle çarpıcı bir örnek daha vereyim bu kez ağaçlarla ilgili olarak. 1 ton havlu kağıt için 17 yetişkin ağaç kesiyoruz.

Ormanlar, orman yangınları, ağaç dikme teşvikleri konuşulurken çöpe giden şeyler için ağaçların kesilmesi bir tek bana korkutucu gelmiyordur sanırım.

Ayrıca çöpe giden bu ürünler ayrışırken yani yok olmaya çalışırken ortaya metan gazı çıkar. Hepiniz biliyorsunuz ki artık metan gazı küresel ısınmanın en büyük sebeplerinden biridir.

Yani hem üretiminde hem çöp haline geldikten sonra çevre için, dünya için, geleceğimiz için zarar.

Havlu kağıt için çözüm sandıklarda!

Koşun, açın sandıkları. Bazaları kaldırın, hurçların içine bakın. Ne mi arıyorsunuz? Annenizin, anneannelerinizin yaptığı el bezlerini, mutfak havlularını bulup çıkartacağız çünkü.

Suyu iyi emen pamuklu bezlerin yerini artık mikrofiber bezler aldı. Mutfaklarımızda bunları kullanmalıyız havlu kağıt yerine. Emicilikleri yüksek, defalarca kullanabiliriz. Eskilerin dediği gibi yıka yıka kullan.

Yine elleri kurulamak için rulodan çekmek yerine, mutfak havlularını kullanmalıyız.

Masalarımızda da paket peçete yerine kumaş peçeteleri tercih etmeliyiz.

Amacımız kullanımı azaltmak olmalı. Ama tabii ki artık bu kadar farkına bile varmadan delicesine kullanmaya alışmışken vazgeçmek çok zor. O zaman da farkına vararak kullanalım. Az! Tane tane! Zaten fiyatı da yüksek ürünler arasındaki yerlerini aldı. Hatta başka kullanım alanları belirlemeliyiz.

Mesela tohum üretmek için kullanabiliriz. Islattığımız havlu kağıt içine tohumları yerleştirip onların boy vermesini izleyebiliriz.

Ya da sebzelerimizin daha uzun süre taze kalması için bunlara sararak kaldırabiliriz buzdolabına.

Yapraklarını açıp içine karbonat yerleştirip ayakkabıların kokusu ile mücadele edebiliriz. Yine aynı yöntemle bu kez lavanta doldurup çekmecelerde hoş bir koku bırakabiliriz. Hatta kahve filtresi olarak bile kullanabiliriz.

Rulolardan da faydalanabiliriz. Öyle güzel ileri dönüşüm örnekleri var ki… Kapı süsünden, kalemliğe dört güzel ileri dönüşüm fikri için buraya tıklayabilirsiniz.

#geridönüştürülemeyenler #kağıthavlu #havlukağıt

12 May 2022 - 11:30 - Doğa Dostu

Mahreç  Figen Demirtaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.