Marmaris Cennetleri; Selimiye, Bozburun Söğüt

Marmaris cennetlerinden Selimiye, Bozburun ve Söğüt. En yakından en uzağa. Ne kadar az insan o kadar bakir koyları ve kekik kokusuyla harika.

Figen DEMİRTAŞ

Tüm Yazıları

—–==0==—–

Marmaris Cennetlerindeyiz bugünkü yazımda. Selimiye, Bozburun ve Söğüt.  Tatil programınızı yapmadan önce okumanız size rehberlik edebilir ya da tatile gidemeyecekseniz de yazıyı okurken size güzel hayaller kurduracak bir gezi. Hoş ben buraların çok bilinmesini istemiyorum. “Bana kalsın” bencilliği yapmak istiyorum. Yolları bile düzelmesin istiyorum, belki orada oturanlar bana kızacaktır. Ama hiç gelişmesin hatta, hep böyle kalsın. Çünkü insanlar gittikleri yerlere kötülüklerini de götürüyorlar. Ardında güzel hatıralar bırakmıyorlar giderken. Neyse lafı çok uzatmadan gezi yazılarımıza burayı anlatmakla devam edelim bakalım.

N

Atlamadan

Böyle bir tatile giderken yanınıza alacaklarınızı bilirsiniz kesin. Ama bence sakın şnorkel, gözlük ve paletlerinizi unutmayın. Hatta su altı kameranız varsa mutlaka onu da alın. Rahat ayakkabılarınız olsun yanınızda. Ve gezdiğiniz her koyda yüzmek isteyeceğinizden bol miktarda mayo ve havlu alın yanınıza. Dönmeden alacaklarınızı da en sonda yazacağım 🙂

Marmaris Cennetleri…

Neden Marmaris’in güzel koylarında tatili anlatacağım size bugün? Selimiye, Bozburun ve Söğüt koyları mükemmeldir. Çünkü size de aşağıdaki listeden biri bile uyuyorsa kesin bu cennetleri görmelisiniz.

  • Tatil anlayışınız her şey dahil büyük otellerde konaklamak değilse,
  • Tıklım tıkış havuzlar size göre değilse,
  • Self servis yemek sıralarından sıkıldıysanız,
  • Uzun kuyruklarda beklediğiniz yemeklerden bıktıysanız,
  • Tatilin sadece yan gelip yatmak olmadığını düşünüyorsanız,
  • Sakinliği seviyorsanız,
  • Şezlong kapma, havlu yarışı gibi oyunlardan bunaldıysanız,
  • Lezzete düşkünseniz,
  • Metrekareye 5 turist düşmeden yüzmek istiyorsanız,
  • Esnaf muhabbetlerini seviyorsanız,
  • Sizin gibi düşünen insanlarla sohbet etmek ilginizi çekiyorsa
  • Çocuklarınız  henüz çılgın eğlenceler istemeyecek kadar küçük yada sakinliği tercih edecek kadar olgunlaşmışsa…..

Liste uzar gider böylece. Benim aklıma gelenler şimdilik bunlar. Siz kendinize has sebepleri de ekleyebilirsiniz tabii ki. Ne olursa olsun görün bu güzellikleri.

—–==0==—–

Marmaris’ten çıkıyorsunuz…

Ve sonrasında Datça’ya doğru yol alıyorsunuz. Sonra yol ikiye ayrılıyor. Siz soldan gideceksiniz. 25 dakika sonra Hisarönü ile başlıyor güzellikler. 6 dakika sonrasında bir marina var ki kocaman, size epey hayaller kurdurabilir. 5-6 dakika sonraysa efsanelerin kumsalına geliyorsunuz. Kız Kumu.

Sonrasında Turgutköy var sırada Marmaris koyları turumuzda. Yaklaşık 6 dakika sonra merkezinde olursunuz. Şelalesi var aslında ama insanların tüketim çılgınlığından nasibini almış durumda. İncecik akan bir şelale bu.

Esas inciler şimdi başlıyor…

Kız Kumu Efsanesi

Kız Kumu ile ilgili iki efsane mevcuttur.

Birinci efsane; Bybassos Kralı’nın kızı ile bir balıkçı aşık olur birbirine. Geceleri prenses ve balıkçı sahilde buluşur. Kız sahile iner, kandili sallar ve balıkçı asılır küreklere. Aşıklar buluşur. Bunu öğrenen kral buluşma yerine asker gönderir. Askerler kızı yakalar ve kandili sallar. Bu arada askerlerin elinden kaçan prenses denize doğru koşar. Kızın adım attığı yerler kum olur, ardından gelen askerlerin ayakları altındaki kum yok olur. Tam buluşacakları anda asker bir ok atar ve ok balıkçı yerine prensesi vurur. Böylece her yer kan kırmızısına bulanır. Balıkçı prensesi kayığa alır, bir daha gören olmaz onları. Prensesin öldüğü yerde kum biter.

İkinci efsane; Bybassos Kenti’nin kralı, bir savaşı kaybeder. Düşmanlardan kaçan güzel prenses denize doğru kaçmaya başlar fakat yüzme bilmez. Eteğindeki kumları denize serptikçe bir kumsal oluşur, fakat kumlar bitince bittiği yerde boğulur.

—–==0==—–

Selimiye

Selimiye
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Sonrasında pırıl pırıl denizin kıyısından masmavi bir 15 dakikalık yolculukla Selimiye karşınızda. Bölgenin belki de en eski ünlü olan yeri. Bu koylar zaten doğal birer liman olduğu için uzun yıllardır teknelere ev sahipliği yapıyor. Bir balıkçı köyü aslında. Tabii artık turizmin gelişmesiyle ve özellikle yat turizminin artmasıyla biraz iş değiştirmiş yerel halk.

Minik pansiyonları son zamanlarda biraz daha butik otellere bırakmış yerlerini. Güzel restoranları ile önce gözlere sonra da mideye şenlik yaşatıyor. Begonviller her yerde pembe beyaz bir manzara sağlıyor maviliklerin içinde. Beton görüntüsünden çok uzak ve göl gibi bir deniz seviyorsanız tercih edebilirsiniz. Sabah erken saatlerde yüzen yerel halk ile sohbet edebilirsiniz. Gürültüsüz, sade, mis kokular içinde şahane bir tatil yapabilirsiniz.

İşte size Selimiye için bir kaç konaklama ve restoran önerisi:

Tripadvisor

—–==0==—–

Bozburun

Bozburun
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Ah Bozburun. 10 yıl önce gittiğim ve içerilerde yapılmış bir kaç yerleşim dışında çok değişmediğini görüp sevindiğim cennet. Son zamanlarda ünlülerin gözlerden uzak tatil yapma hevesiyle kendileri gibi ünlü yaptığı yerdeyiz. Selimiye’den sadece 18 dakika uzaklıkta. Burası da yat turizmi açısından bir cennet. Denizi pırıl pırıl. Restoranlar, pansiyonlar, butik oteller iç içe masmavi bir sahilin çevresinde. Samimi, sıcacık bir görüntüsü var. Çok seveceksiniz. Çünkü yukarıda saydığım maddelerden bir ya da bir çoğunu kabul ettiniz.

Masmavi denizle kucaklaşmak için iskeleden denize girmek yerine günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz. Böylece çevreyi de keşfedebilirsiniz kesinlikle.

Her bütçeye uygun konaklama tesisi var. Çok lüks butik oteller de var salaş pansiyonlarda. Bütçenize göre restoranları var. Sizin için bir kaçını derlemişler aşağıdaki linkte.

Tripadvisor

Benim önereceğim yere gelirsek eğer…

Hemen Bozburun ‘un girişinde denizin mavisini görür görmez sol tarafa döndüğünüzde tertemiz bembeyaz karşılıyor sizi Defne Loryna Hotel. Ve kapıdan içeri girdiğinizde büyük boy bir Atatürk resmi çıkıyor karşınıza. Nedense O’nu gördüğüm yerler daha çok sarmalıyor beni. Wifii şifreleri de bu anlamda çok manidar. Sıkış tıkış otellere inat saf, sade, bembeyaz bir görüntüsü var ve bu size huzur veriyor. Çalışanlar çok ilgili ama kesinlikle misafirlerini bunaltmıyorlar. Odaları geniş, ferah. Lüks aramıyorsanız çok yeterli. Sadece yemekleri için bile gidebilirsiniz. Çünkü tek kelimeyle efsane.

Şefleri Deniz Kungür. Kendisi uluslararası bir şef aslında. Zira uzun yıllar cruise gemilerinde ve Katar’da Türk mutfağını temsil etmiş bir şef. Harika yemeklerini size sunabilmek için soruyor sizi müsait gördüğü bir yerde. “Akşam ne yemek istersiniz?” Bunun sormasının elbette bir sebebi var. Çünkü her şey taze taze yapılıyor. Bu kadar iyi bir şef olmasına rağmen bir o kadar da mütevazı. Çünkü neyi sorsak uzun uzun anlattı. “Bir kaç tarif verebilir misiniz okuyucularımla paylaşmak için” dediğimde “tabii ki” dedi, “hangisini istersiniz?” İşte verdiği tarif aşağıda. Arada yine bize mis gibi Ege kokulu tarifler göndereceğinin de sözünü aldık bu arada, yapmanız gereken bizi takip etmek sadece.

Kabak Sıyırma
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Kabak Sıyırma

“Giritlilerin meşhur bir zeytinyağlısıdır.” diyor Şef Deniz. Yapılışı da çok kolay. Çok seveceksiniz. Ve işte malzemeler ve yapılışı…

Malzemeler: 4 tane sakız kabağı ya da Girit kabağı, 2 dal taze soğan, 2 limon, az tuz, 1 küp şeker, zeytinyağı, 1 fincan su.

Yapılışı: Tencereye zeytinyağını, ince kıydığınız taze soğanı ve sıyırma aletiyle doğradığınız kabakları koyun. Püf noktası kabaklar incecik ve çekirdeklerine kadar sıyrılacak. Ve sonrasında üzerine 2 limonu sıkın . Göz kararı tuz ve bir kesme şeker koyup en son 1 fincan su ekleyin. Ateşe koyun ve 10 dakika pişmeye bırakın. Ve en son olarak üzerine dereotu koyup ocaktan alın. İşte hazır bile.

—–==0==—–

Söğüt

Söğüt
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Söğüt en sevdiğim Marmaris ‘in bu üç koyu aslında. Çünkü en uzak, en bakir ve en az insan olanı bu üç koy arasında. Ben insanlardan kaçan biri değilim aslında ama insanların çokluğunun doğayı bozduğunu düşünenlerdenim. İşte Söğüt böyle bir yer. Aslında dağınık bir köy. Sahilde dağlarda yerleşim yerleri var. Ve fakat üzülerek gördüğüm en çok gelişen de burası maalesef. O kadar çok ev yapılmış ki. Ama gene de gördüğüm en bakir yerlerden. Deniz o kadar pırıl pırıl ki anlatamam. Suyun içinde balıkları ve yansımanızı aynı anda görebilirsiniz.

Selimiye’den yaklaşık 20 dakika sonra varıyorsunuz buraya. Eski bir süngerci köyü. Şimdi de balıkçılık ve turizm tabii ki. Arıcılık ve balcılık da var Marmaris’in genelinde olduğu gibi. Burada da deniz kenarında sıralanmış pansiyonları ve restoranları görebilirsiniz. İşte alternatifleriniz:

Tripadvisor

Söğüt
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

—–==0==—–

Küçük bir tatil dostluğu anısı

Burada da size yıllar önce bir kaç kez kaldığım bir pansiyonu önerecektim sizlere ancak az önce kapattıklarını öğrendim üzülerek. Raci Abi ve Fatma’nın işlettiği Doğan Pansiyon.Ama dediğim gibi aradığınız lüks değil sadelik ve samimiyetse tercih edebilirdiniz burayı. Sabah kahvaltınız uyandığınız saatteydi. Çünkü kahvaltı saati sınırlaması yoktu. Siz çayınızı yudumlarken akşam ne yemek istediğinizi sorarlardı ve akşam tabağınızda olurdu mutlaka. Raci Abi sizin de dahil olabileceğiniz mutfakta yemeklerini yapardı ve akşam yemek işi bitince alırdı udunu eline güzel sesiyle şarkılar söylerdi. Uzun yıllar müzisyenlik yapmış çünkü. Fatma’nın samimiyeti, ilgisine diyecek yoktu. Mutlaka bir uğrayıp selam verin diyecektim ama artık yoklar maalesef. Yine de burada anmış olmaktan dolayı çok mutluyum çünkü bana bu güzel koyu onlar sevdirdi. Artık Raci Abi dağ turizmi yapacakmış, Fatmacığım da Didim’de önümüzdeki yıl denize sıfır apartlarla turizme geri dönecekmiş. Bunu duyduğuma da sevindim. Zira benim için tatil aynı zamanda yeni insanlar kazanmak demek. Tatiller bitse de dostluklar baki.

 

Marmaris koylarından ayrılmakta zorlanacaksınız. 

Anlattığım kadar var mıymış Marmaris Cennetleri ? Ancak gidip görerek anlayabilirsiniz. Daha önce görmüş olanlar mutlaka onaylıyordur ya da “ah şunu da yazsaydın, bak bunu atlamışsın” diye bana kızıyor olabilirler. Yorumlarınızı yazın o halde, herkes görsün faydalansın. Marmaris ‘in Selimiye, Bozburun ve Söğüt koyları unutulmaz bir tatil yaşatacak size emin olun.

Yeni bir yolculukta yeni yerler, yeni lezzetler ve yeni yüzlerle tanışmak üzere maviliklerde kalın hep…

 

ÖNEMLİ NOT:

Ben bu yazıları kaleme aldığımda Marmaris yine alevler içinde kalmıştı. Haberlerde üzülerek, gözyaşları ile izledim. İnsan elinin değdiği her yer felaketlere açık. O yüzden yine söylüyorum, hep söyleyeceğim. İnsan olarak bencilliği bırakalım. Bu dünya bizim değil. Ağaçların kök saldığı topraklar, o toprakların altındaki böcekler, ağaçların dallarında yaşayan kuşlar, üstündeki gökyüzü… Hiçbiri bize ait değil. Bize emanetler ve biz o emanete bu ihanetleri yaparak yüce Yaradan’a da asi gelmiş olmuyor muyuz? Yapmayın, o bencil ellerinizi bu güzelim doğadan çekin. Ne olur.

 

#Marmaris #Bozburun #Selimiye #Söğüt #marmariscennetleri #cennetkoylar @defnelorinahotel @tripadvisor

 

Facebook Yorumları