Üç Maymun: “Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum” demedik.

Üç maymun "görmedim, duymadım, bilmiyorum" demeye çalışıyor diye biliyorduk değil mi? Nabza göre şerbet veren hani. Peki ya gerçekler?

İlknur TV
İlknur TV Tüm Haberleri
Üç Maymun: “Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum” demedik.
Haber albümü için resme tıklayın

Üç maymun “görmedim, duymadım, bilmiyorum” demeye çalışıyor diye biliyorduk değil mi? Nabza göre şerbet veren hani. Peki ya gerçekler?


5 dakika

Yanlış Anlaşılan Üç Maymun

Hani genelde ahşaptan, ara sıra da alçıdan, minik hediyelikler olarak biliyoruz onları. “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” ile eşleştiriyoruz. Sevimli ama işine gelmediği zaman umurunda olmayan tipleri var.

“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” atasözünde ki gibi, insanı sinir ediyor.

Evet hepimizde bu şekilde bir algı var. Ve bu histen rahatsız olmuyoruz.

Üç Maymun ahşap biblo

Ancak!

Değerli kalem Aziz Nesin‘in dediği gibi “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” en büyük marifetlerimizden. Oysa ki durum hiç de bizim algıladığımız gibi değil.

“Elleriyle gözlerini, kulaklarını ve ağzını kapatan üç maymun sembolü ülkemizde ‘Üç maymunu oynamak‘ diye bilinir.
Gerçeklere gözünü kapatıp başını derde sokmamayı, doğruları dinlemeden ve söylemeden kurnazlıkla aradan sıyrılmayı temsil eder.
Oysa üç maymunun simgelediği değerler bundan çok farklıdır.
Üç maymunun kökenleri, eski Japon Koshin Folk geleneklerine dayanır.
Japonca isimleri Mizaru, Kikazaru, İwazaru olan bu üç maymun, bilge maymunlardır.

  • İki eliyle gözünü kapatan maymun Mizaru, kötü gözle bakmamayı simgeler.
  • Kulaklarını kapatan Kikazaru’nun mesajı, kötüyü dinlememektir.
  • Ağzını kapatan İwazaru, kötü söz söylememeyi öğütler.

Doç Dr. Şafak Nakajima

Algı, sen ne menem bir şeysin. Maymunları bile yanlış anlamışız!

Bakanlar için kayıtsızlık, sorumsuzluk ama görenler için ahlak ve edep. Kusura bakmayın maymunlar.

Hangisi daha büyük sorunumuz bilemedim. Üç maymunu oynayarak sıyrılmaya çalıştığımız hallerimiz. İşin kolayına kaçıp değerini bilemeden, kayıtsız ve sorumsuz tavrımız mı? Yoksa doğru gözümüze gözümüze sokulurken, bilmezliğimizden ya da işimize gelmediğinden, yanlışı seçmeye daha yatkın olmamız mı?

Bu kayıtsızlıklar değil mi en çok da bizi tüketen.

Ve son söz felsefesinin olsun

8. yüzyılda Hindistan, Çin ve oradan Japonya’ya ulaştığı biliniyor bu öğüdün. Japonya Nikko Mabetleri Toshogu Tapınağıkapısında ilk defa karşımıza çıkan bu öğütler son derece yalın aslında.

Dünyanın her yüzyılında, tüm bilgelerin “insan olabilme” öğütleri.

Kötü gözle bakma, kötüyü dinleme, kötü söz söyleme…

11 Ara 2021 - 13:00 - SoruYorum

Mahreç  İlknur Tv


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.