Balıkçı ve Oğlu

Balıkçı ve Oğlu! Zülfü Livaneli Ege Kasabasından sesleniyor bu sefer. Denizci Mustafa ve Mesude'nin hayatlarından.. Deniz'in getirdikleri.

Balıkçı ve Oğlu

Balıkçı ve Oğlu! Zülfü Livaneli Ege Kasabasından sesleniyor bu sefer. Denizci Mustafa ve Mesude’nin hayatlarından.. Deniz’in getirdikleri.


5 dakika

Deryaya Yakın, Dünyadan Uzak mı?

Balıkçı ve Oğlu. Zülfü Livaneli’nin 2021 yılında basılan, heyecanla beklenen, son romanı..

Yine çok derin ve enteresan bir çıkış noktası.. Gelmişi geçmişi deniz olan Balıkçı Mustafa’nın ağına takılan bir göçmen cesedi ile başlıyor hikaye… İlk olay bu ama, buraya gelene kadar bile; yine öyle güzel betimlemiş ki. Tıpkı Hemingway gibi. Mesela Mustafa’nın elinin nasırını hissediyorsunuz okurken. Ya da haksızlık etmek istemediği balıkları nasıl bir merhametle suya geri bıraktığı gözlerinizin önünde yaşanıyor sanki. .

Dili son derece yalın, bahsettiği sorunları ise bir o kadar fazla ve derin; iç içe geçmiş kitapta..

Ege’nin deniz kokusu ile birlikte, dalgalarıyla tüm yaşanılan sorunları gelip kucağınıza bırakmasıyla; sessizce bitireceğiniz bir roman…

Neler Neler Yok ki Balıkçı ve Oğlu Kitabında

Deniz var mesela. Buram buram kokusunu içine çekebileceğiniz. Mustafa ağları keserken sizin de denizin yüzeyine çıkmak için; nefes almak için panik yapacağınız.

Denizciler ve denize saygı varken balıkçı ağlarına takılan cesetler de var.. İyi ve kötü hepsi bir arada…

Evlat var ayrıca; vefat eden, vefat etmeyen, evlat acısı, sevinci, şaşkınlığı… Göçmenler var mesela… Denizci aileleri, Ege kıyılarının insanı var… Doğa için üzülen, mücadele eden…

Zülfü Livaneli Edebiyatı..

Onun kitaplarını okurken araya hiç bir şey girsin istemezsiniz. Okuyayım ve bitirmeden başka bir şey yapmayayım. Sessiz ve sakince okunursunuz. Sindire sindire. Öyle ki kitapta da adını geçirdiği Hamingway gibi..

Yani demem o ki; anlatışı sade, örnekleri o kadar ayrıntılıdır ki; okumaz içinde yaşarsınız kitabın.. İster otobüste, ister kahvenizin başında ama mutlaka o kitabın konusunun içinde..

Bu kitapta da, örneğin ağlar dolanır elinize, denizin dalgasını, Mesude’nin duygularını, Mustafa’nın hayatını birebir yaşarsınız. Mesude’nin özlemini “çiçeğe dokunuşu çiçekten güzel” diye geçirir içinden. Bunu yaparken bahçeyi izlemektedir. Siz; Mesude’nin hayali ile bahçeyi seyreden Mustafa’nın derdini..

Denizciler suyun, yelin, bulutun, şimşeğin, dalganın çok güçlü, insanınsa aşırı derecede aciz olduğunu bilerek yaşadıkları için doğaya karşı kent insanlarından daha saygılıdırlar.... hadi aslanım yaşamayı hak ettin, helal olsun sana bu denizler demeliydi. Bazen koca bir balık yakalarsın beyim, tam sandala çekerken göz göze gelirsin mübarek hayvanla, sana öyle acıklı bakar ki kıyamazsın, denize salarsın gerisin geriye.
  • Yine bir solukta bitireceğiniz
  • Betimlemelere doyacağınız
  • İyi ve kötüyü aynı anda sunabilen
  • Sanatla sorunu/evrensel sorunlarımızı tek tek ortaya döken

“tam da zamanı gelen” okunası bir kitap…

İlave Olarak

Kitapla ilgili; alıntı, inceleme, eleştiri ve satış bilgilerini buradan inceleyebilirsiniz.

Bu güzel eser için Sn. Zülfü Livaneli’ye yürekten bir “teşekkür” olsun bizden de..

Edebiyatsız, Sanatsız, Kitapsız kalmamamız dileğiyle…

25 Eyl 2021 - 12:30 - Altını Çizdiklerim

Mahreç  İlknur Tv


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.