Bozcaada Ege adalarından hareketli olanı. Rüzgar gülleri, hoş sokakları, güneşi, güzel deniz ve plajlarıyla kısa tatillerinizin vazgeçilmezi.

Figen DEMİRTAŞ

Tüm Yazıları

—–==0==—–

Bozcaada Ege’deki adalarımızdan en popüler olanı. Gökçeada‘yı geçen hafta anlatmıştım size. Benim favorim orası olsa da hareket severlerin tercihidir Tenedos. 2 günlük hafta sonu kaçamakları için ya da bağ bozumu döneminde şarap tadımı için mükemmel bir tatil seçeceği.

 

Bozcaada Hakkında

Türkiye’nin üçüncü büyük adası Bozcaada. Gökçeada gibi Çanakkale’nin bir ilçesi. Ve köyü olmayan tek ilçemiz. Çanakkale’nin Geyikli iskelesine 4 mil kadar uzaklıkta. Yani Çanakkale Boğazı’nın girişine oldukça yakın bir ada.

Aslında anakaradan kopmuş küçük kayalıkları da içine alan bir bölge adı Bozcaada. Ve o kayalıkların en büyüğü olan adamız yüzyıllar içerisinde Marmara Denizi’nin tam girişinde bulunması nedeniyle hep önemli olmuş.

Ada tarıma çok da elverişli değil aslında. Orta kısmında bağcılık yapılıyor. Ve hepinizin bildiği gibi şarapçılık çok önemli bir geçim kaynağı. İklimi Akdeniz iklimi özelliklerini gösterse de sert rüzgarlara sahip çoğu dönemde.

500 yıl boyunca Türkler ve Rumlar adada birlikte yaşamışlar, sayılar dönemlere göre farklılık göstermiş hep. Zaten ada nüfusu oldukça az, 2020 yılındaki rakamlara göre 3 bin civarında. Tabi yaz aylarında kaç katına çıkıyor Allah bilir!

Bozcaada Belediyesi ve Kaymakamlığı internet sitesinden diğer bilgileri edinebilirsiniz. Ayrıca faydalanmak isterseniz Bozcaada Rehberi de sizin için güzel bir kaynak olacaktır.

—–==0==—–

Çevre Bilinci

Rüzgar Tribünleri

 

Dünyanın yaşadığı kötü yönde değişimlere çevre konusundaki çalışmalarıyla örnek bir hale gelmiş ada.

2000 yılından bu yana rüzgar tribünleri var adada. Hem adanın hem Çanakkale’nin enerji ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Aynı zamanda da gelen turistler için oldukça ilgi çekici.

Sadece bu kadar değil elbette. 2008 Temmuz ayından itibaren poşet kullanımı yasak Bozcaada’da. Bu tüm Türkiye’ye bir örnek aslında. Bunun dışında adanın her yerinde dönüştürülebilir atık kutuları mevcut. Çevre koruma açısından çok umut vadediyor bu çalışmalar.

Organik Tarım Projesi kapsamında adanın çok büyük bir bölümünde ilaçsız yetişiyor üzümler. Bu açıdan da adada üretilen şaraplar değerli.

Bozcaada nerededir? Nasıl gidilir?

Bozcaada Çanakkale Boğazı girişinde, Geyikli’den çok az uzakta yer alıyor. Deniz yolu ile gidebilirsiniz. Aslında bir havaalanı da var ancak her zaman sefer yapılmıyor.

Bazen değişiklik gösteriyor seferler. Çanakkale içinden de var ulaşım ancak Geyikli Limanı her zaman açık. Çanakkale GESTAŞ‘ın feribotlarıyla Geyikli Limanından ulaşabilirsiniz.  Feribotla yarım saat sonra Bozcaada’dasınız.

Konaklama Seçenekleri

Aynı Gökçeada gibi bu adada da güneydeki o taş yığını lüks oteller yok. Çünkü ada doğal ve tarihi sit alanı. Şükürler olsun ve hep böyle kalsın umarım.

Adada karar vermeniz gereken nasıl bir tatil istediğiniz. Rum evlerinden dönüştürülmüş küçük butik otellerde merkezde konaklayabilirsiniz. Böylece merkezin sunduğu harekete de yakın olursunuz. Ya da sakinliği seviyorsanız merkezden biraz uzaktaki bağ evlerini ya da tatil çiftliklerini seçersiniz.

Adada denize sıfır fazla seçenek yok, zaten gerek de yok. Adanın her yerinde denize girebilirsiniz. Ada fiyatları misafirlere biraz pahalı geliyor ama ne yaparsınız ki yakın ve küçük. Dolayısıyla seçenek az. Konaklamalar genellikle oda kahvaltı şeklinde. Ve tahmin edersiniz ki adanın bereketinden gelen lezzetlerle dolu.

Biz gene de her bütçeye uygun alternatifleri ekleyelim. Buradan kendinize uygun bir yer eminim ki bulacaksınız. Benim tercihim tabii ki bağ evleri 🙂

—–==0==—–

Hadi Başlasın Bozcaada Turu…

Kesinlikle şahane kumsallarda ve tertemiz denizinde yüzmeye doyacaksınız. Gökçeada kadar popüler olmasa da burada da rüzgar sörfü gibi su sporları yapılabiliyor. Ayrıca şirin sokaklarında tarihi de hissedeceksiniz. Fotoğrafçılar açısından da oldukça çekici.

 

Aktivitelere bakalım öncelikle.

Ada etkinlikler açısından çok zengin.

  • 9 Mayıs Adidas Yarı Maratonu ve 10K Koşusu,
  • 10-12 Temmuz Deniz Kuvvetleri Yat Yarışı,
  • 26 Temmuz Ayazma Panayırı,
  • 27-30 Temmuz Bozcaada Salhane Şarap Tadım Günleri,
  • 7-8 Ağustos Ozanın Günü ve Homeros Okuması,
  • 20-22 Ağustos Caz Festivali,
  • 3-4 Eylül Bağ bozumu Festivali,
  • 10-11 Eylül Ada Koşusu,
  • 17-18 Eylül Yerel Tatlar Festivali ve
  • 13-17 Ekim Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali BİFED.

 

Ada gördüğünüz gibi her zevke hitap eden etkinliklerle dolu. 23 Nisan ile başlayan etkinliklerle 29 Ekim’e kadar da varlığı devam ediyor hareketli hayat.

Tabii ki alışveriş içinde çok bereketli.

Şarapları söylememe gerek yok sanırım. Her üzüm çeşidi farklı dönemde hasar ediliyor. Dolayısıyla üzüm her zaman var. Ve sadece şarap değil üzümden yapılan her şey; üzüm kurusundan sirkeye, pekmezden asma yaprağına. Üzüm dışında domates reçeli çok ünlü. İncir ve gelincik reçelleri ile kekik ve keçi peyniri de satın alabilirsiniz. Ve kesinlikle gelincik şerbetinin tadına bakmadan ayrılmayın.

Ve tabii adanın merkezindeki pastanelerden ada sütüyle yapılan çeşit çeşit dondurmalardan yemeden dönmeyin.

 

—–==0==—–

Hadi gezelim.

Gezmeye başlamadan yeniden hatırlatayım, burası bir ada! Dolayısıyla kapalı. Sadece bir tek sağlık ocağı ve eczanesi var. Rüzgar hemen her zaman var, asla sıcaktan bunalmayacaksınız ve rüzgar nereden eserse essin yüzebileceğiniz bir koy bulabilirsiniz.

 

Öncelikle manzara.

Bozcaada Kalesi

Bozcaada Kalesi en iyi korunmuş kalelerden birisi Türkiye’de. Ve efsane bir manzarası var. Fenikeliler, Cenevizler ve  Venedikliler kullanmışlar kaleyi. Ama son şekli Fatih Sultan Mehmet tarafından oluşturulmuş.

Göztepe

Ve Göztepe adanın en yüksek yeri, buradan da bir yanda güneşin batışını bir yanda ayın doğuşunu keyifle izlersiniz. Hele de dolunay varsa büyüleyici. Yani burası adanın kaptan köşkü. Puslu olmayan havalarda tüm çevreyi görebilirsiniz. Ancak yanınıza fazladan kıyafet almayı unutmayın, bir araç yolu var fakat biraz dik ve tek yönlü dolayısıyla biraz stresli.

Ayazma Manastırı

Rum azize Aya Paraskevi adına yapılmış 1734 yılında. Yaşlı çınar ağaçları ile görülmesi gereken bir yer. Hemen aşağısında bir dilek mağarası var. Şu sıralar bahçesinde bir restoran da var ve bir Rum aile tarafından işletiliyor.

—–==0==—–

Rüzgar Gülleri ve Yel Değirmenleri 

Tarihi yel değirmenleri adanın doğu kısmında yer alıyor. Adanın silüetini oluşturan yel değirmenlerinden sadece 3 tanesi ayakta ve restore edilmiş durumda. Lavantalarla dolu bir yoldan 5 dakikalık yürüyüş ile kavuşursunuz bu yaşlı yel değirmenlerine.

Rüzgar gülleri ise adanın batı tarafında. Ve şu an 17 adet var. Bu rüzgar tribünlerinin 1 tanesi adanın enerji ihtiyacını karşılarken kalanlarından üretilen enerji anakaraya aktarılıyor. Bu konuyu Bozcaada Rehberi şöyle anlatmış ve şu son orman yangınları ve kömür madeni açmak için katledilen ormanları düşününce ne kadar anlamlı.

“2000 yılında elektrik üretimine başlayan türbinler Türkiye’nin 3. Rüzgar enerji santralini oluşturuyor. Ada tüketiminin 30 kat fazlası enerji üretiliyor burada. 30.000 kişiye yetecek elektrik deniz altından anakaraya gönderiliyor. Aynı enerjiyi üretecek bir kömür santraline göre türbin başına 82.000 ağaca eşdeğer oksijen tasarrufu sağlanıyor. Yani 17 türbin 1.400.000 ağaçlık bir ormanı kurtarmış oluyor. Türbinlerin sadece bir tanesi adanın enerji ihtiyacını karşılamaya yetiyor.”

Tarihi Eserler ve Müze

  • Meryem Ana Kilisesi adadaki Rum Ortodoks cemaate ait ve şu an ibadete açık olan tek kilise. Venedikliler zamanından kalma.
  • Bozcaada Yeni Kale 1827 yılında yapılmış. Adı yeni fakat kendisi o kadar da yeni görünmüyor. Tüm ada merkezini fotoğraflayabilirsiniz.
  • Köprülü Mehmet Paşa Camii 1655 yılında tamir edilerek bu adı almış ama halk arasında Yalı Camii olarak tanınıyor.
  • Alaybey Camii 1700’lü yıllardan kalma. Bahçesinde bir de eski mezarlık var. 17.- 18. yüzyıldan kalma Alaybey Hamamı 1960’lı yıllara kadar açıkmış.
  • 70 yıldır kapalı ve şu anda şarap mahzeni olarak kullanılan Köprülü Hamamı da adadaki diğer bir tarihi yer.
  • Namazgah ve burada bulunan çeşme de Türk mahallesinde yer alıyor ve park olarak kullanılıyor.
  • Aburga Ahmet Dede Türbesi Osmanlı’dan kalma en eski mezara da ev sahipliği yapıyor.

Gelelim Müzesi’ne. Klasik müzeler gibi değil. Daha canlı bir müze. Adanın geçmişini, orada yaşanan kültürleri, şarapçılığı seriyor gözler önüne. Ada hakkında bilgi sahibi olmak için mutlaka görülmesi gerekir. Tatil sadece deniz ve yüzme değildir. Gezdiğiniz yerin tarihini öğrenmek orayı anlamaya yardım eder. Müzeyi mutlaka görün derim ben.

Ada Sokakları ve Şarap Fabrikaları

Adanın eski yeni iç içe geçmiş sokakları, sokaklara taşmış restoranları ile içinizi açacak kesinlikle. Zaten kısacık bir turla bitirirsiniz. Rengarenk boyalı, eski mimarinin de sizi selamlayacağı sokaklarda çok güzel fotoğraflar çekeceksiniz. Hediyelik eşya dükkanları, özel tasarım atölyeleri, eski kitap satıcıları da bu sokaklarda. Ayrıca şehrin merkezinde 3 tane de eski şarap fabrikası var. Adanın çevresinde de şarap bağları ve şarap fabrikaları sizi bekliyor olacak.

—–==0==—–

Ve plajlar…

Ada plajlarının hepsi çok güzel aslında. Ancak denize girmek için hangi rüzgarda hangi plaj daha iyidir öğrenmeniz gerekecek.

  • Ayazma Plajı turkuaz rengi ve incecik kumu ile çok çekici. Tabii ki en kalabalık olan plaj burası.
  • Sulubahçe Koyu ve Habbele Plajı da özellikle poyraz rüzgarları eserken çok ideal. Ayazma’nın hemen yanı başında olmalarına rağmen daha sakin. Ben en çok Habbele Plajı’nı sevmiştim.
  • Beylik Koyu Ayazma’nın sol tarafında. Bakir bir koy.
  • Akvaryum Koyu (Mermer Burnu) ufacık bir koy ancak çok kalabalık. Deniz altı güzelliğini görmeniz için şnorkel ve gözlüğünüz yanınızda olsun.
  • Çayır Koyu adalıların bildiği sakin ve huzurlu bir koy. Rengi şahane.
  • Tuzburnu Koyu fenerin hemen bitişiğinde yer alıyor.
  • Poyraz Limanı Koyu merkeze ne yakın koylardan biri, pek rüzgar almıyor. Deniz sığ fakat deniz kestanelerine dikkat!
  • Tekirbahçe Koyu’nda turizm işletmeleri var. Bu işletmelerin plajlarından da faydalanabilirsiniz.
  • Ada merkezinde de denize girebilirsiniz. Eğer poyraz varsa Yat Limanı’nda denize girebilirsiniz ki burası en temiz yat limanlarından birisidir. Eğer lodos varsa Salhane tercihiniz olmalı. Salhane aynı zamanda gündüzleri beach geceleri de bar havasında.

Bozcaada sizi bekliyor.

Sanırım anlattım bir solukta tüm adayı size. Ve her cümlesini yazarken ne kadar özlediğimi düşündüm. Bozcaada beni çağırıyor sanki.

Ve sizleri de bekliyor rüzgar gülleri ve sıcacık duruşuyla.

Şimdiden güzel anılar biriktirdiğiniz bir kaçamak diliyorum sizlere…

Facebook Yorumları