Dur bekle

Durmak ya da başka bir tabirle beklemek. Hepimizin üzerinden silindir gibi geçen günlere karşı belki de en iyi yöntem olabilir mi?

Dur bekle
Dur bekle
Haber albümü için resme tıklayın

Kafamda deli sorular ve rüyalarıma sızan fikirlere rağmen, yataktan bir türlü kaldıramadığım bedenim dur diyor, bekle.

Ama nasıl olur?

Zamanla yarıştığım işlerim var benim. Benim yaş almamı önemsiz bırakacak büyüklerim ve dertleri var. Durmadan her daim yetişmek zorunda olduğum evlatlarım, evim, kitaplarım ve hayallerim…

Yazı ile sonsuz olmak isteyen, sıraya girmiş bir sürü notum var mesela. Hele sıra eski arşiv kutularıma ah bir gelse…

Düşünürken konuşmaktan vazgeçtiğimi yakalıyorum kendimde…

Oysa kafamın içinde her köşeden apayrı bir ses çıkıp, çok sesli bir uğultu halinde çatışıyorlar. Ve ben daha da durmak zorunda hissediyorum kendimi. Bekleyip, sıralamanın kendiliğinden olmasını istemek belki de…

Bayram da geçti…

Çaylar, tatlılar ve her kapıda karşılaştığın misafirlerle dolu bir bayram daha geçti. Kimi ziyaretlere yetişilemedi, kimi ertelendi, kimi tam da beklemediğin anda karşına geldi. Şerbetle harmanlanmış tatlıların, sabahtan akşama demlenmekten usanmış çayların ve “tadına bakmazsan olmaz” kurbanların telaşı bitti. Ne büyük yorgunluk!

Hızlandırılmış turlarla geçen ziyaretlerin ne kadar yorucu olduğunu bir kere daha anladım. Evet özlediğin ve görüşmek istediğin insanlar. Ama bir diğer ziyarete yetişebilmek ve de yerini yeni gelecek misafire bırakmak için acele etmek zorundasın. (Sülaleler için de toplu bayramlaşma törenleri olsa, herkes tekelden çıksa, ve geriye gerçekten dinlenerek, demlenerek geçirdiğin o kıymetli anlar bayram sevinci yaşatsa diye düşünmedim desem yalan olur)

Şimdi sokaklar hala boş. Bayramla birleştirilen resmi günlerde, belki yılda tek defa dinlenmek isteyecekler insanlar. Çok normal. Hayat bu kadar gürültülü ve karmaşık akarken, durup beklemek için zaman yaratmamız gerekiyor kendimize…

Belki yorgunluğuma bir kılıf bulamadığımdan, belki sadece beklemek istediğimden! kalem kıpırdatmadığımı görüyorum telaşla. Ama yine de polifonik zihnim gibi, boş durmuyor bedenim.

Misafir ağırlıyorum… Yarım kalmış kitaplarımı bitiriyorum… Ama bekleyemiyorum; kek yapıyorum mesela. Üstelik yumuşacık ve de ballı. ?‍?

Dur ve bekle

Eli kulağında YKS sonuçları açıklanacak bugün yarın… Gençler için bu sene gelecek mi bilemediğimiz gelecek!

Hasta halde girdi benim kızımda sınava. Online eğitim! O’na da değdi… ‘Keşke bizim zamanımızda da olsaydı’ hevesiyle yıllardır ekranında duran yapay zekalı eğitimlere hiç önem vermeden, kendi bildiği gibi yaptı her şeyi…

Bu durmadığım anlarda, liseden yeni hasat olmuş haliyle, uzun uzun bölümleri konuşuyoruz mesela. “hani olursa” neresi olsun hayalleri kuruyoruz. Seneye kalmasa, her şey güzel olsa… Gelecek ve geçen zaman hakkında dağları deviriyoruz konuşurken… Sanırsın hükümetler devrilir.

Bekle ve dur zamanı. Hani yaz tatili gibi.

Durmak ne zormuş. Dinlenmeyi beklemek, sonuçları beklemek… Hadi bedeni; bir şekilde yavaşlatıp, sabah beş dakika daha kalkmadan şımartıyorsun da…

Zihnimi derleyip toparlamak konusunda önce fikirlerimi durdurmam gerek sanırım. Belki de önem sıralamasını değiştirmek. İşte tam olarak orada telaşa kapılıyorum. Günlerce yazasım olduğu halde, elimin kıpırdamaması, işte tam da bu yüzden…

Sözün Sonu

Sevinç olsun dediğimiz bayram telaşımız bitti. Eli kulağında ulusal birleştirilmiş tatil haftası da bitecek. Gelsin sınav sonuçları. A bitti mi sana temmuz.

Rüyalarımızda bile çalışan fikirlerimizle, durmak bilmeyen bedenimizle biraz kendimizi şımartarak geçirelim o zaman. Belki şehre bir film gelir. Bir de güzel orman olur… Ya da özlediğin bir tanıdık yüzle de karşılaşırsın. İklim de değişir… Gülümseriz be (❤️ Sezen Aksu)

Biraz usanmamış çay, iyi gelecek bir kaç kitap, beş dakika daha uyku ve belki de bir dilim ballı kek. İyi gelmez mi?

Sözü çok sevdiğim ve kıymet verdiğim, çok yetenekli yazar Derya Cesur‘un ilk kitabından bir alıntı ile bitireyim…

Bitmiyor söz.
yalnızca durup bekliyor birikmek için,
Sana, ona ve ötekine daha güçlü kollarla uzanmak için

Derya Cesur, Kar Kavalı

Hadi gülümse 

16 Tem 2022 - 16:00 - GelişiYorum

Mahreç  İlknur Tv


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.