Perşembe, Haziran 30, 2022
Ana SayfaKültür BankasıEl SanatlarıMarteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek

Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek

Marteniçka! Nedir? Nasıl yapılır? Ya güzel hikayesi… Umut yüklü bir gelenek yazının konusu, kırmızı beyaz. Balkanlardan gelen bir esinti.


3 dakika


Marteniçka! Nedir? Nasıl yapılır? Ya güzel hikayesi… Umut yüklü bir gelenek yazının konusu, kırmızı beyaz. Balkanlardan gelen bir esinti.


Mart ayı dert mi bereket ayı mı?” diye sormuştuk sonra ben benim için umut olduğunu söylemiştim. Çiçeklenen dalları, yağmur yüklü bulutları ile benim için en çok umut mart ayı galiba.

Anlaşılan sadece ben öyle hissetmemişim ki… Bulgaristan’dan Balkanlara ve oradan da buraya göç etmiş Türklere kadar bilinen Baba Marta  yani Marta Nine de aynı fikirdeymiş. Yazının bundan sonrasını okurken bir taraftan da müzik dinleyelim o halde. Kendisi de bir Bulgaristan Göçmeni olan Tuna Kiremitçi ve arkadaşı Elis Dubaz tüm Balkan kızları için söylüyor: Balkan Kızı…


Marteniçka Hikayesi

Martenitsa doğrusu. Bulgarcada bir bayrammış aslında bu, kutlama için Çestita Baba Marta!” diye seslenilirmiş. Hatta tüm Balkanlarda kutlanan bu gün 2017 yılında Bulgaristan, Romanya, Kuzey Makedonya ve Moldova’nın ortak adaylığıyla UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil eklenmiş.

Baba Marta yani Marta Nine ruh hali hızla değişen kızgın bir yaşlı kadın.  Gelen baharın yani tarım mevsiminin bereketli geçmesi için Büyükanne Marta’yı neşelendirmek istemişler.  Sokaklar kırmızı beyaz süslenir, yılın güzel bereketli geçmesi için insanlar birbirlerine ördükleri martenitsaları armağan edermiş. Pijo ve Penda isminde kırmızı beyaz kuklalar asılırmış dallara, evlerin kapılarına.

Pijo ve Penda Marnenitsa Bebekleri
Pijo ve Penda Marnenitsa Bebekleri

Rivayetler rivayetler…

Bir rivayete göre Nuh Tufan’ında gemideki bir güvercin karanın göründüğünü haber vermiş, Ağzında beyaz bir ip taşıyormuş. Yolda uçarken yaralanmış. İpe kan damlamış ve kırmızı beyaz ip öylece çıkmış ortaya.

Başka bir söylenti daha var. Bulgarlar arasında çok eski zamanlarda bir kırlangıç habercilik yaparmış, bereketli bir toprak bulduğunda haber getirirmiş. Bir gün yolda gene bu beyaz mesaja kan damlamış ve olmuş gene kırmızı beyaz ve özel bir anlam yüklenip gelenekselleşmiş.


Marteniçka nasıl yapılır?

Martenitsa; Kırmızı - Beyaz

İki renk ip aslında hepi topu. Kırmızı ip sağlığı ve gücü, beyaz ip ise uzun bir ömrü simgeliyor. Bazen arasına simli ipler takılıyor bazense ucuna boncuk…

Youtube’a bakarsanız zaten onlarca tarif göreceksiniz ama basitçe birbirine dolanarak elde ediliyor bu neşeli bileklikler. Beyaz ip ve kırmızı ip birbiri içinden geçecek bu önemliymiş, öyle diyorlar.

Gelelim ritüele…

Bileğinizden Düşmesi Dileklerin Kabul Olacağına İşaret

1 Mart’ta örülüp hediye edilen bilekliklerden birini bileğinize bağlıyorsunuz. Olmasını istediğiniz dileklerinizi geçiriyorsunuz aklınızdan gözlerinizi kapatıp. Sonraaa hiç çıkarmıyorsunuz bir daha. Taa ki gökyüzünde uçan bir leylek ya da kırlangıç görene kadar. Gördüğünüzde de çıkarıyorsunuz bileğinizden ve dileğinizi yeniden aklınızdan geçirip yeni çiçeklenmiş bir meyve ağacının dalına asıyorsunuz.

Böylece anlattım İlknur’a. Sordu “peki sonra kim alıyor oradan?” Cevabım yok. Sanırım rüzgar, yağmur yani doğa. Ve sonra bereket geliyor toprağa, suya. Dallara yürüyor bereket…

Başka bir söylentiye göreyse 1 Mart’ta  bağlanıp 1 Nisan’da çıkarılır, saklanır. Kendiliğinden çözülür düşerse de dileğiniz olacak anlamı taşırmış. Bana anlatan üstteki şekilde anlattı ben de ona inandım 🙂


Ben nasıl tanıştım?

Marteniçka Bahar Dalına Asılır

Daha önce Radyo Günü’nde yazdığım yazıda anlattığım Nihat Sırdar dinleyicilerinin oluşturduğu gruplardan birinde tanıştığım Şadiye sayesinde öğrendim. Halbuki ben de bir Balkan kızıyım, anne dedem Bulgaristan göçmeni. Baktım bir poşet dolusu örmüş, Kafa Radyoya göndermiş dedim ki hemen “ben de isterim”. Sağ olsun canım Şadiye hem bana hem kızıma kendi elleriyle ördüğü marteniçkalarımızı vermiş. Taktık bileklerimize umut dolu dileklerimizle. Ve hemen akşamında gökyüzünde dans eden kırlangıçları gördüm ve bugün astım bir bahar dalına.

Hepimizin, tüm insanlığın iyi dilekleri kabul olsun….

Umudunuz hiç bitmesin…

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1928 Orhan Boran (94)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

İndirim!

Bu Hafta Popüler

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"

Ciltleme, Cilt Sanatı

Cilt sanatı, ya da daha alışık olduğumuz tabiriyle ciltleme.... Zaanat kelimesinden daha öteye sanat kelimesine daha da çok yakışan miras.

ilyada destanı; Bir Aldatma Hikayesi

İlyada Destanı M.Ö. 8. yüzyılda Yunanca yazılmış ilk batı edebiyatı metnidir. Homeros'un anlatıcısı olduğu bilinen destanı "hatırlı'yorum"
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Tenezzül ne demek?

Tenezzül ne demek? Etmek mi, etmemek mi marifet. Bir de lütuf gibi tenezzülde bulunmak var ki, hangi ucundan tutsan, elinde kalan boş değnek..

Ateş Almak

Ateş almak devrine dönmüşüz de haberimiz yok. Evet evet, hani şu eskilerin "ateş almaya mı geldin?" dedikleri...

Ayakkabı Çevirme Üzerine…

Ayakkabı çevirme üzerine sizin de bitmeyen görevleriniz var mıydı? "Bak bak görüyor musun çevirmemişler ayakkabıları, ne kadar ayıp!"

Kukumav Kuşu Gibi…

Kukumav Kuşu Gibi... Deyimlerimize kadar girmiş olan, bu kısa boylu baykuş türü hakkında meğer ne kadar da yanılıyormuşuz.!